Aslında uçak yolculuklarını pek sevmem. Hayır! Sevmememin korkmakla bir alakası yok. Uçak yolculuğu bana fazla mekanik ve az insani gelir. Bir otomobil yolculuğunda yapabildiğimiz gibi, otomobilinizi durdurarak güzel bir manzarayı seyredemez, güneşin batışının fotoğrafını çekemez veya asfaltın üzerindeki bir kaplumbağayı çiğnenmesin diye alıp kenara koyamazsınız. Hatta otobüs yolculuğunda olduğu gibi horuldayan veya ayağı kokan yolculara, trafik kurallarını ihlal eden veya nefret ettiğiniz bir kaseti (mutlaka arabesk) size dinleten şoföre, kahve servisini yaparken üzerinize sıcak su boca eden muavine sinirlenme hakkınız da yoktur uçak yolculuğunda. Keza molalarda, tuvalete giderek rahatlama lüksünden de mahrumsunuz. Tren yolculuklarında alıştığınız, istasyonlardaki beklemeler sırasında vagonlara doluşan satıcı çocukların şamatalarını, trenin zamanla ninni gibi gelen sesini, grupla yapılan tren yolculuklarındaki neşeyi de uçak yolculuğunda bulamazsınız.