Mustafa Oğuz Haydaroğlu

Mustafa Oğuz Haydaroğlu
@Haydaroglu
Doğdum Okudum- Okuyorum Yaşıyorum Okumam bitecek Öleceğim
Balkan Yardımcısının Müfettişlik Tanımı
“Müfettiş tarafsız ve objektif olur. Soruşturulan kişinin siyasi görüşü, etnik yapısı, mezhebi müfettişi ilgilendirmez. Müfettiş hukuk ve mevzuat çerçevesinde konuları değerlendirir. Etki altında kalmaz. Görevler gizlidir. Görev yerine gidene kadar kimseye haber vermez. Devlet malını özel işlerinde kullanmaz. Davranışları, dürüstlüğü tutum ve davranışları ile örnek olur. Kurumun kör kuruşunun hesabını sorar. Personelle mesafelidir ama tepeden bakmaz. Personeli dinler konuşur ama yüz göz olmaz. Kadın personele sarkmaz. Mesaiye devama özen gösterir. Ama mesaiye bağlı kalmadan gerekirse gece yarılarına kadar çalışır. Müfettiş yalnız adamdır. Personelle özel ilişki kurmaz. Eğilip bükülmez. Siyasetçilerden uzak durur. Kişisel beklentisi olmaz. Müfettiş Türkçeye hâkimdir. Türkçeye hâkimiyetini güçlendirmek için çok okur. Yürüttüğü soruşturmalarda taraflardan birisiyle, bir yakınlığı ilişkisi varsa görevden çekilir. Özetle müfettişlik zor meslektir. Dürüst adamın, vatansever adamın mesleğidir. Çoğu zaman özel hayatı bile yoktur. Gün gelir işi için ailesini bile ihmal eder,”
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Başarılı diğer arkadaşlarımın hedeflediği müfettişlik de akademisyenlik de hedeflerim arasında yoktu. Gözlemlerime göre akademisyen adayları asistanlıkları süresince hocalarının çantasını taşıyor, paltosunu tutuyordu. Müfettiş muavinliği hakkında duyduklarım ise daha vahimdi. Çanta taşımak, palto tutmak bir yana, üstatları onlara hayatlarını zehir edermiş… Bunlar benim hayat anlayışıma, dünyaya bakışıma çok tersti. Minnet etmek konusunda Nesimi gibi düşünüyordum; “Zerrece tamahım yoktur şu dünyanın varına/Rızkımı veren Huda’dır kula minnet eylemem.” Daha özgür olacağım bir iş hedefliyordum…
Sayfa 23·Kitabı okudu
Görev gereği Şırnak dışındaki seksen vilayete gittim. Bu mesleğimin bana bir armağanı. Bir bakıma büyük bir şans. Ama bu görevler aynı zamanda ailenizden, çocuklarınızda uzak geçen yıllar demek. O yönüyle de büyük şanssızlık.
Sayfa 20 - 1. cilt·Kitabı okudu
Aslında uçak yolculuklarını pek sevmem. Hayır! Sevmememin korkmakla bir alakası yok. Uçak yolculuğu bana fazla mekanik ve az insani gelir. Bir otomobil yolculuğunda yapabildiğimiz gibi, otomobilinizi durdu￾rarak güzel bir manzarayı seyredemez, güneşin batışının fotoğrafını çekemez veya asfaltın üzerindeki bir kaplumbağayı çiğnenmesin diye alıp kenara koyamazsınız. Hatta otobüs yolculuğunda olduğu gibi horuldayan veya ayağı kokan yolculara, trafik kurallarını ihlal eden veya nefret ettiğiniz bir kaseti (mutlaka arabesk) size dinleten şoföre, kahve servisini yaparken üzerinize sıcak su boca eden muavine sinirlenme hakkınız da yoktur uçak yolculuğunda. Keza molalarda, tuvalete giderek rahatlama lüksünden de mahrumsunuz. Tren yolculuklarında alıştığınız, istasyonlardaki beklemeler sırasında vagonlara doluşan satıcı çocukların şamatalarını, trenin zamanla ninni gibi gelen sesini, grupla yapılan tren yolculuklarındaki neşeyi de uçak yolculuğunda bulamazsınız.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
O yıllarda yurt dışı ile ilişkili bakanlıklarda sekreterlik görevini yapabilecek iyi derecede yabancı dil bilen personel olmadığı için, Milletlerarası Servisinde çalışan “lisan bilir operatrist” pozisyonundaki dokuz personelin yedisi bakanlıklara geçici görevli olarak gönderilmişti. Ayrıca diğer birimlerden de başka kurumlara onlarca memur geçici olarak görevlendirilmişti. Zamanla geçici görevlendirmeler fiilen sürekliye dönüşmüştü. Bunların arasında on yılı aşkın süredir başka kurumlarda çalışanlar (?) vardı.
Sayfa 24·Kitabı okuyor