Hayri Varol

Hayri Varol
@HayriVarol
Tanınmamış Kişi, Ayçiçeği Tarlalarına Beton Dökülürken, Kazak Gölü'nde Kanat Çırpan Beyaz Kuğular ve Gadaşım kitaplarının yazarı.
Bafra, 1 Temmuz 1971
134 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Mübarek Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarım... Hayri Varol
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Müsadenizle.. Dokunduğum nokta oldukça hassas olduğundan dolayı öncelikle kendini bilen ve bahsedeceğim mevzunun tarafı olmayan kıymetli dostlarım lütfen üzerilerine almasınlar ve incinmesinler; zira yazarlık dönemimde her daim yanımda olan, bana yazarlığın lezzetini tattıran, maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen o kıymetli ve nadide insanları incitmekten imtina ederim.. Kıymet bilen dostlarımı, yol yordam bilen, sanata ve edebiyata önem veren, emeğe saygı duyan, ülkemin güzel insanlarını bir yanda tutarak; güzel memleketimin, aziz insanlarına, kitapların da bir maddi ederi olduğunu, yazarların da kitaplarından para kazanma çabalarının olduğunu, üstüne basarak bildirmek istiyorum.. Üzülerek seyretmekteyim ki büyük bir çoğunluğunuz, kitapların yazarlarına imzalattıktan sonra, teşekkür edip, koltuğunuzun altına kıstırarak götürebileceğiniz nesneler sanıyorsunuz.. Ya da birinin okuduğu bir kitabı, ''bitirince bana da ver, ben de bi okuyayım'' yaklaşımıyla baktığınız, ciltlenmiş ve iki kapağın arasına sıkıştırılmış kağıt tomarlarından ibaret sanıyorsunuz.. Yazarların o eserleri dağdan bayırdan, yabani bağlardan toplayıp, sizlere dağıtmak için getirdiği yapraklar sanıyorsunuz.. Aslında bir eser olarak bile nitelendirmiyorsunuz.. Kitapları ortalık yerlerde bedava dağıtılan paketler sanıyorsunuz.. Yazarların teşekkürle, sanatçıların aferinle, bravoyla, alkışla beslendiğini sanıyorsunuz.. Önünüze gelen ürünün oraya gelene kadar hiç bir mali harcaması olmadığını sanıyorsunuz.. Böyle düşünmüyor olsaydınız, kilometrelerce yol kat edip, cebimizden masraflar yaparak katıldığımız sosyal etkinliklerde, etkinlik alanında kurulan standları dolaşıp, parasıyla döner ekmek alıp, parasıyla yöresel peynir, çökelek alıp, parasıyla ekmek arası köfte alıp, parasıyla dondurma,
Kusursuzluk, bir kusur halidir... Kusursuzluk arayışı insanları mutsuz ediyor... Kusurluların hakim olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Ne toplumu, kusurluların hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz ve bu böyle de devam edecek... Başarmış, tırmanmış, kazanmış insanların arasında kusursuz birilerini bulamazsınız... Tek bir kişi dahi bulamazsınız... Tertemiz, hatasız, günahsız birinin başarı ve kazanma hikayesi yoktur... Böyle tek bir kişi dahi yoktur yeryüzünde... Geçmişte de olmamıştır, gelecekte de olmayacaktır... İlk insan dahi yaşamına kusurlarıyla başlamıştır... Günahsız bir kazanma hali yoktur... Hatasız, haramsız bir kazanç(çok kazan) yoktur... Adaletli bir tırmanış yoktur... Zirveler temiz değildir... Bunu yadırgayarak, kınayarak önünüze sürmüyorum... Amacım birilerini, bir yerleri, mercileri, makamları suçlamak değildir... Bir durum tespiti yapıyor, sizlerle bunu paylaşıyorum... Toplumları hatta dünyayı yöneten otorite, kusurun gücüdür... Kusursuz bir insan, kusursuz bir toplum, kusursuz bir dünya mümkün değildir... Kusursuz bir arkadaş, kusursuz bir patron, bir yönetici, bir komşu, kusursuz bir baba, kusursuz bir anne, kusursuz bir evlat, mümkün değildir... Kusursuz bir eş mümkün değildir... Kusurlu olanı hemen terketmek, değiştirmekte doğru bir çözüm yolu değildir... Mutlu olmak adına yanındaki kusurluyu terkedip, başka bir kusurluyla birlikte olmaktan ileriye götüremezsiniz durumu. Bu da, daha çok mutsuzluk getirir. Kusursuz bulman mümkün değildir, çünkü sen de kusurlusun...
Dünya size hiçbir şey vaadetmedi, başka kimseler de hiçbir şey vaadetmedi; herşeyi siz kendinize vaadettiniz, umdunuz, beklentiye girdiniz, vaadlerinizi oldurmak için kendinizi yordunuz, hırpaladınız; olduramadıklarınız sizi hayata küstürdü, suçladınız, kahrettiniz; tüm kabahat kendinizindi... Hayri Varol
23 Nisan
Siyah-Beyaz fotoğraflarımız 23 Nisan'ların bir nostalji olarak albümlerde kaldığının resmi değildir.. Ulusal Egemenliği çocuk yaşlarda hücrelerimize işlediğimizin, o yaşlarda ''Varlığım Türk varlığına armağan olsun!'' diye and içtiğimizin belgeleridir.. 23 Nisan, Türklük için yemin etmiş çocuklara kutlu olsun.. Hayri Varol