İmam-Hatip'de okuduğum yıllarda bir büyüğümün tavsiyesi üzerine okumuştum bu romanı... O günlerde bende etki bırakmış olmalı ki, biraz da nostalji olsun diye internet üzerinden arayarak bir sahaftan satın aldım ve yeniden okudum...
Ortalara geldiğimde biraz baydı beni, sonunu zor getirdim... Her ne olursa olsun, bir kitabı yarıda bırakmak gibi bir huyum yoktur...
Sona yaklaşırken, zaten ortalarında yazılış amacını hissettiğim kitabın sonunda net olarak anladım... O yıllarda hayranı olduğum Yavuz Bahadıroğlu'nu son yıllarda yeniden değerlendirmiş ve okumaya değmez sonucuna varmıştım... Dedim ya, biraz da nostalji olsun diye yeniden okumak istemiştim, çünkü bu günlerde, 33 yıl aradan sonra o kitabı okuduğum şehirdeyim...
Sonuç olarak, kitap tamamen, sinsice Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı amacıyla, bir kahramanlık hikayesi üzerinden kaleme alınmış...
Bizi de o yıllarda milli ve dini motifleriyle etkilemiş demek ki...
Lâkin, tabiri caizse, artık yemiyoruz bunları...
Bir kez daha anlıyorum ki, milletimizin kafası bunun için karışık; en hassas olduğu yerlerden yakalıyorlar insanlarımızı...