Tanrı uzgörüsüyle insana yiyecek verdi, giysi verdi ama sanatı doğrudan doğruya vermedi. "Yaşamak için toprağa eğilecek, düşünmek için bana yükseleceksin!" dedi insanoğluna. Bize bedenin yaşamı kadar ruhun yaşamı da gerekli.
Bakın!..Şu ot,
insanın sarayların kendisi için yaptığını sanir;günün birinde, tıpkı derebeyliğin şatosuna girip onu yere seren halk gibi, en sağlam yerleştirilmiş mermerleri söküp atar. Zayıfın her yana sokulabilen gücü, güçlünün toplarına dayalı gücünden büyüktür.
Yalnızca üstün yetenekli kişiler, yılan gibi kendini yenilemeyi bilir. Her şeyde olduğu gibi zariflik konusunda da yaşlanmayan yalnızca gönüldür. İyi yürekli insanlar sadedir.