Seneca yaşamın kısa olduğunu söylemez; olaylarin rüzgârına veya kötü alışkanlıklara kapılanların, yaşamaktan korkanların ve geçmişe takılanların onu kısalttığını söyler. Iyi değerlendirirseniz yaşam da uzundur.
Doğa Anamızın davranışlarını çeşitli kuram ve yasalar halinde basitleştirmeyi başarmışlardır. Doğa Ana'nın yüce bilgisini ve idrak yeteneğini, kibar ve nazik bir biçimde pohpohlamak için de bu kuram ve yasalarda duygu, cömertlik ve acıma gibi nitelikleri bütünüyle hasıraltı etmişlerdir. Öyle ya, bu gibi şeylerle uğraşmak Doğa Ana'ya yakışmaz çünkü bu bayanın, kendi cinsiyetinin kapris ve zayıflıklarını aşmış olduğu tüm kâinatça kabul edilmiştir!
Zamanla derin, durgun bir uykuya daldi. Bu uyku ancak çekilen acıların dinmesiyle mümkündür. O durgun, derin uyku ki bundan uyanmak insana acı verir. Bu uyku ölüm bile olsa kim uyanıp da gene yaşamanın bütün çile ve yüklerine; bugünün dertleriyle yarının kaygılarına ve hele dünün üzücü anılarına yeniden dalmak ister ?