Ama bir yerde kitaplar varsa, insan onları açmadan edemezdi. Nora hayatların da kitaplar gibi olduğunu anladı.
" Küçük şeylerin önemini asla göz ardı etme. "
Ellerini yüzümde gezdir,
Sil anlımdan yorgunluğu,
Gözlerimin altından
Yaşamak korkusunu al,
Avuçlarından çıkmış bir heykel olsun başım. Sonra sende gözlerini kapat,
Bırak, ellerin sessizce düşünsün.
Düşüncende yaşamak isterim ben senin:
Bir gün en yalnız saatinde
Parmak uçlarından
Ve avuçlarından
Gelip konuşurum seninle...
Ne kederli ne sıkıntılı bir hayat sürüyordum. İmanım neşeye ve sevince dayalıydı. Bir ışık dünyasında, binlerce mumun sürekli olarak yandığı uçsuz bucaksız bir sahında yaşıyordum.