İnsanoğlu hiç belli olmaz Murtaza Ağam. Bugün böyleyse, yarın şöyle. İnsan her gün yeniden doğabilir isterse Ağam. Ama her sabah anadan yepyeni, başka bir insan olarak doğabilir. İyi de doğabilir kötü de... Şimdi bu baktığın, gördüğün benim, Ali yim, yarın bir iş yaparım ki seninde, benim de aklımızın ucundan geçmemeiş ola. Onun için tevekkül ol, daha çok arama, üstüne varma. İnsanoğlunu analamak o kadar kolay değil. Kuşlar da, böcekler de göründükleri gibi değiller. Bu dünyada her canlının bir huyu vardır, inasanın da yüz bin huyu vardır.
İnsan canı bu kadar alçalmaya değer miydi? Ne pahasına olursa olsun insan yaşamını sürdürmeli miydi? Sıtamalar, hastalıklar, zulümler, buyruklar, açlıklar, yoksulluklar insan soyunun yaşama direncini kıramamış insan oğlu kıyımlardan, aşağlamalardan, sakatlıklardan, kırımlardan sonra bile yaşamını sürdürmüştü.
O gün bugündür dikenlidüzü köylüleri her yıl toprağa sabah atmazdan önce çakırdikenliğe gelir, büyük bir toy düğünle dikeneri ateşe verirler. yalımlar üç gün üç gece bir sel gibi düzde dolanır, akar durur. Ova bir yalım fırtınasında çalkalanır, yanan dikenlikten çığlıklar gelir. Bu ateşle birlikte Alidağı'nın doğruluğunda bir top ışık patlar. Dağın doruğu üç gece ağarır, apaydınlık, gündüz gibi olur.