“İnsanoğlu muhteşem bir hayal kırıklığıdır.”
Aslında ne kadar tanıdık geliyor değil mi? En çok güvendiğin omuz bazen en ağır yükün oluyor. En çok inandığın söz, en keskin yarayı açıyor. İnsan insana umut oluyor, sonra aynı insan insana en büyük kırgınlığı bırakıyor.
Ama işte hayat böyle; kırıldıkça öğreniyoruz, hayal kırıklıklarından geçerek büyüyoruz. Çünkü kalbin kırılabiliyorsa hâlâ hissediyorsun demektir, hâlâ insansın, hâlâ yaşamın içindesin.
Evet, insan insana en derin yaradır belki ama aynı zamanda en güzel şifadır da. Bizi kıran yine insandır, ama toparlayan da. O yüzden hayal kırıklıklarımızdan utanmayalım; onlar, hâlâ sevebilen, hâlâ umut edebilen yanımızın kanıtıdır.
Ve belki de en büyük mucize şudur: Bunca hayal kırıklığına rağmen insan, insandan vazgeçemiyor.