Gitmek isteyene kapıyı açık bırakır yazar,
Belki yolun sonunda yine sana döner diye.
Çünkü sevgi, zincirle değil özgürlükle ölçülür;
Dönüşler, işte o zaman en sahici sevinç olur.
Ama şair öfkeyle haykırır:
“Sevseydi gitmek aklına bile düşmezdi!”
O yüzden kapıyı kapatır ardına kadar,
Çünkü gerçek aşk, gidişi hiç düşünmeyendir.
Ve İki ses çarpışır kalbimizin duvarlarında:
Biri umutla, biri gururla.
Ve biz, hangisini dinleyeceğimizi bilemeyiz;
Çünkü aşk, hem gitmeyi hem kalmayı içinde taşır.
Bugün Cumartesi sevgilim,
Yarın yeni bir Pazara uyanacağım
Ve belki yine ne yaptığımı hatırlamayacağım;
Kaç kadeh içtiğimi,
Alaturka saatlerle ayarlı,
Lüküs lambalarıyla ışık saçan meyhanelerde
Kaç defa küfrettiğimi ya da sessizliğimi…
Anımsayacağım,
Ve yahut hayır.
Ama her zaman olduğu gibi
Adını hatırlayacağım.
Güneş Batıdan doğuyor azizim
Baksana etrafı zulüm sarmış
Güneşin Doğu(s)şu gerçekleşmiyor
Küllerin üstünde bekliyor sabah
Şehir uykuda, elleri ceplerinde.
Güneş Batıdan doğuyor azizim
Burası artık tersinin pratik edildiği yer.
Zulüm mi? O zaten ev sahibi,
Biz misafiriz.
Güneş Batıdan doğuyor azizim
Doğuysa geceyi ödünç almış
Kıyametin işareti belki de budur
Yerler ve gökler birbirine karışmış.