Hazal

Kalbimi bıraktım çok güzel. Gözleri konuşuyor.
"Hoş gelmişsiniz. Nasılsınız" "Hoş bulduk" dedi Zehra. "İyiyim." -çok yorgunum.- "Ne güzel. Havalarda iyice güzelleşti." -çok ince giyinmişsin. Üşümez misin?- "Yaa" dedi Zehra. "Öyle" -nicedir üşüyorum.
Sayfa 507·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hayatında "Vatanım" diyebileceği biri olursa vatan hasreti bile o kadar acıtmazdı insanı.
Sayfa 501·Kitabı okudu
Alıntı
Bu acı olmasa perdeler bu kadar kalkmaz, gölgelerin yakını bu kadar aşikâr olmazdı. Bir gün acıya şükredeceği: acının, hükümsüz kaldığı anda çicek açacağı aklına gelmezdi. Dilinin ucunda durdu cümle. Bir an tereddüt etti sonra bırakıverdi. Acıyı yaratan ALLAH'a hamd etti. Geniş, gepgeniş, geçmişteki ve gelecekteki bütün darlıkları ihlal eden, hiç ummadığı kadar geniş bir nefes aldı. "Allah'ım" dedi, "Hiçbir şeyim olmasa bile sana şu nefes icin hamdolsun."
Sayfa 498·Kitabı okudu
Alıntı
Şu dünya âlem dedikleri gölgelikte, gerçek gerçek içinde; gölge gölge üstüneydi. Her şeyin, gelip geçici bir gölge olduğuna iman etti.
Sayfa 497·Kitabı okudu
Niye ki bunca acı? Dünya imtihan yeriydi belli, bu da bir sınav, amenna. Bu kadar sert sınanmak için ortada çok büyük bir aşkın olması gerekti; Allah'ın kuluna aşkı. Ne kadar çok sevildiğini mi bilmek istiyordu? Ve ki bunca sert bir sınavı kda ancak kulun Allah'a duyduğu aşk katlanılır kılabilirdi. Dünya cennet değildi evet olsaydı cennetin ne anlam kalırdı?
Sayfa 496·Kitabı okudu
Alıntı