İnsan açlıktan nasil ölür? Sessizce, tükene tükene mi? Yoksa bağıra bağıra, sürüne sürüne, görüne görüne mi ?Bilmezdim. Ama defalarca gördüm. O kadar gördüm ki artik görmez oldum. Zehra bir bilsem, unutmak bu lisanda kaç hecedir?
Hatırlarsın Zehra, son gece akşam soframızda beni vazgeçiremeyeceğini anlamış olan Hacıbey, artk yüreklendirmeye dönmüştü ve "Korkma gideni dönerken görmüşler" demişti. Korkmuyordum ki, gönüllüydüm ben. Oysa şimdi geri dönemeyeceğimden korkuyorum. Yo hayır hâlâ gönüllüyüm. Ne için geldiğimi hala biliyorum ve onun için hâlâ ölebilirim. Ama tek kurşun atamadan, düşmanla yüz yüze gelmeden, ölümüm bir işe yaramadan, bir ağaca yaslanarak ölmekten korkuyorum. Sekte-i kalpten, açlıktan, tifüsten, koleradan, bit pire içinde ölmekten korkuyorum. Ben bunlar için gönüllü değildim. Ölümüm bir işe yarasın istiyorum.
"Hanımefendi şimdi, siz İsmail'in mezarını bulmak istersiniz. Aramayın çünkü yoktur. Askerinin hayatına sahip çıkamayan bu hükümet onun ölüsüne bir mezar yeri verebilir mi?"