şapkam dolu çiçekle

şapkam dolu çiçekle
@Hazarbey
Bir kere daha sayılı yerlerindeyiz boynunla.
Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz Öbür elinde yetişkin bir günışığı Daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Saat beş nalburları pencerelerden Madeni paralar gösteriyorlar, Yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık, Bir ovanın düz oluşu gibi bir şey. Hiç bir şeyim yok akıp giden sokaktan başka Keşke yalnız bunun için sevseydim seni
Şiir
bir kez daha söyle ırmak sözünü suçüstü bastırmaktadır karanlıkları buradan göz alabildiğine donanmış tek bir ağaç görmeyeceksin ama irili ufaklı göllerle gamzelenir toprak
Şiir
biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya anamız çay demliyor ya güzel günlere sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız bu, böyle gidecek demek değil bu işler biz şimdi yan yana geliyoruz ve çoğalıyoruz ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını işte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz.
Şiir
bir arkadaşın vardı ki neşeliydi el ilanları kadar ve gözlerinde küçük bir çayır sesi; biri de vardı ki on yıl kadar önce Yenikapı´dan kesilmiş odun yığınları arasından geçerken ne gelirse söylerdi ağzına her şeyi öperdi; hep alçak sesle konuşan biri de vardı ki kederini soylu kılmak için yüreğindeki kurşun yarasına aşktandır derdi yırtılan ipek sesiyle;
Şiir