Aşk hesap yapan gönüllerde bulunmaz. Zaten hesap kitap yapan gönüle de gönül denemez. Aşk Onda başlayıp yine O’na dönmektir. Birdir, gerçektir, asıl olandır.
Ondan gayrisi ihtirastır ve her ihtirasın sonu kaybetmektir.
... yaradılış itibariyle sosyal bir varlık gibi görünse de, insanın özünü ortaya çıkaran şey bir başınalıktır.
Yalnızlıktır.
“Sevginizi dostlarınızdan esirgemeyin...
Dostun acı çektiği yerde sonuna kadar mücadele edin...”
Mansurun başında dikilen cellat dayanamaz ve taş yağmuru dindikten sonra sorar: “Ey Hallaç! O kadar taş atıldı, kılın bile kıpırdamadı, sesin bile çıkmadı da atı lan bir güle karşı neden çığlık attın?”
Mansur sessizdir. Mecali bile yoktur konuşmaya...
Yine de zorlar kendini ve başım kaldırıp bakar celladın yüzüne. “Taş atanlar bizim halimizi bilmez bizi anlamaz ki...” der. “O yüzden atılan taşlar bizi incitmez. Ancak ya halden anlayanlar, dostumuz olanlar. Onlar değil taş, gül bile atsalar, o gül bizi incitir."