Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
Bir toprak parçasının etrafını çitle çevirerek, “Bu, bana aittir." demeyi aklına getirmiş ve buna inanacak kadar saf insanlar bulmuş olan ilk insan, medeni toplumun gerçek kurucusudur. Kazıkları sökerek ya da hendekleri doldurarak hemcinslerine, "Bu sahtekârı dinlemekten sakının, dünyanın nimetlerinin herkese ait olduğunu ve toprağın hiç kimseye ait olmadığını unutursanız, mahvolursunuz!" diye seslenen biri, insan türünü ne kadar çok suçtan, savaştan, cinayetten, ne kadar çok sefaletten ve korkudan kurtarırdı. Fakat öyle görünüyor ki olaylar o zaman oldukları gibi kalamayacaklari noktaya çoktan gelmişti çünkü yalnızca ardışık bir şekilde ortaya çıkabilecek birçok öncül fikre dayanan mülkiyet fikri, insan aklında birdenbire oluşmamıştı.
Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Demek ki bir güvercin en iyi etlerle dolu bir tasın yanında, bir kedi bir yığın meyve ve buğdayın yanında açlıktan ölebilir. Oysa her ikisi de küçümseyerek reddettikleri yiyeceklerden biraz yemeyi deneseler karınlarını doyurabileceklerdir. Sefih insanlar, kendilerini ateşli hastalık ve ölüm getiren aşırılıklara işte böyle kaptırır çünkü akıl, duyuları yoldan çıkarır ve doğa sessizken irade konuşmayı sürdürür
Düşünce
İyi bir şekilde uygulanan tıp biliminin bize ne kadar yararı olsa da kendi haline bırakılan hasta bir vahşi insanın doğadan başka bir umudu olmadığı her zaman kesindir/Öte yandan, onun hastalığı dışında kork- tuğu bir şey yoktur, bu da durumunu bizimkine göre daha tercih edilebilir kılar. Bu nedenle, vahşi insanı gözümüzün önündeki insanla karıştırmaktan sakınalım. Doğa, onun bakımına bırakılan tüm hayvanlara, bu hak konusunda ne kadar kıskanç oldu- ğunu gösterircesine bir tercihle muamele eder. At, kedi, boğa ve hatta eşek ormanda evlerimizde olduklarından daha uzun bir boya, daha sağlam bir yapıya, daha fazla zindeliğe, kuvvete ve cesarete sahiptir; evcilleşerek bu özelliklerinin yarısını kaybeder. Onlara iyi bakma ve onları besleme ko- nusunda gösterdiğimiz bütün özenin, sadece onların cinsini bozmaya neden olacağı söylenebilir. İnsanın kendisinde de durum böyledir. İnsan toplumcul bir hâle geldikçe ve bir köleye dönüştükçe zayıf, ürkek ve yerde sürünür bir hâle gelir; yumuşak ve feminen hayat tarzı, hem gücünü hem de cesa- retini zayıflatmayı başarır. Vahşi ve evcil koşullar arasında insandan insana olan farkın hayvandan hayvana olandan daha fazla olması gerektiğini de buna ekleyelim çünkü doğa tarafından insana ve hayvana eşit davranıldığından, insanın evcilleştirdiği hayvanlardan daha çok kendisine sağladığı bütün kolaylıklar, onun gözle görülür derecede yozlaşmasının belirli sebepleridir.
Düşünce
Vahşi insan, bildiği tek alet olan vücudunu, egzersiz eksikliği nedeniyle bizim vücudumuzun yetersiz kaldığı çeşitli amaçlar için kullanır; becerilerimiz bizi, gereksinimler so nucu onun sahip olmak zorunda kaldığı güç ve çeviklikten mahrum bırakmıştır. Eğer vahşi insanın bir baltası olsaydı, bilekleri o kadar sağlam dalları kırabilir miydi? Eğer bir sa- panı olsaydı, bir taşı eliyle bu kadar hızlı ve sert bir şekilde fırlatabilir miydi? Bir merdiveni olsaydı, ağaca bu kadar ko- layca tırmanabilir miydi? Eğer bir atı olsaydı, bu kadar hız- lı koşabilir miydi? Uygar insana tüm makinelerini etrafında toplaması için zaman tanıyın, işte o zaman onun vahşi insanın üstesinden kolayca gelebileceğine şüphe yoktur ancak şartla- rın daha da eşit olmadığı bir kavga görmek istiyorsanız, onla- ri birbirleriyle çıplak ve silahsız olarak karşılaştırın. Böylece tüm güçlerin sürekli olarak elinizin altında olmasının, bütün olaylara karşı her zaman hazırlıklı olmanın ve kendinizi deyim yerindeyse bir bütün olarak yanınızda taşımanın faydasini çok geçmeden anlayacaksınız.
Düşünce

Hasan Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.·
2024 14. kitabı