Cehaletin okumayla yazmayla ilgisi yoktur; cehalet, manayı anlamamak için inat etmektir. Beş yaşındaki çocuğa câhil denmez, bilmiyor denir; onun hali bilmemedin Köyde okuma öğrenmemiş ihtiyar kadına câhil denmez, bilmiyor denir; onun hali bilmemedir. Bilmeme hali, öğrenme ile geçer; ama cehalet, öğrenmemek için inat etmektir.
Soruların sorulacağı divandan evvel insanın kendine soruları sorması lazımdır. Soruları sormayan, cevapları bulamaz. Benim sorum yok diye kaçan, kendinden kaçmış olur, hayattan kaçmış olur, hakikatten kaçmış olur; çünkü o soruları soranlar vardır, o sorular sorulmuştur. Duymazdan gelen, kendini hayata sağır edendir. Görmezden gelen, kendini hayata kör edendi Irmağın kaynağını bulsaydın, hayattan insanlara getirseydin, ikiniz de divanda necat bulurdunuz, ikiniz de kurtulurdunuz. Sen çirkinliklerden kaçamıyorsun; ama çirkinlikler seni kovalıyor. Güzel bir köye gitmek istiyorsun, iyi bir arabam olsa diyorsun; hâlbuki güzel bir köye gitmek için arabadan ziyade yola ihtiyaç vardır Yol rarsa yaya da gidilin Yolu bulamazsan arabayı nereye süreceksin? Köyü bulunca da, köye postu serip dünyanı daraltma, köyle yetinme, şehir ol, ülke ol, dünya ol, kâinat ol, hayat ol.
Ölçüler olmadan bu hayatta doğru yürünemez. Şu caddede, trafikte bile kurallar varken; bu hayatta, bu kâinatta, bu dünyada ölçüler olmasın, hiç olacak şey mi? Tansiyonu başka alet ölçer, kalbin atışını başka alet, kömür kantarı başkadır, kuyumcu terazisi başka. Gerçekleri gösteren, ölçülerdir. Nasıl ki bir odunun ağırlığı tartı olmadan tartılamazsa, bir duygunun, bir düşüncenin değeri de tartı olmadan bilinemez. Ama sen düşünceleri odun tartısıyla tartarsan bir şey anlayamazsın. Nasıl ki altını kantarda değil, kuyumcu terazisinde tartmak gerek, işte öyle, duygular, düşünceler de benliğin tartısıyla tartılmaz, yoksa herkese kendi duygusu, kendi düşüncesi değerli görünür. Kimi güzelliği alır, kimi çirkinliği alır, terazisiyle tartar, o iyilik veya kötülük zuhura gelir.
Sütü buzdolabına koymazsan bozuluyor, eti derin dondurucuya koymazsan bozuluyor.Niyeti de sağlam bir kapta muhafaza etmezsen bozulur. Niyeti muhafaza edeceğin kap, gönüldür.
Hayat bir sırdır; ama gizli olduğu için değil, bilinmediği için sırdır. Hayatı bilmenin yolları vardır. Bu sırrı çözmenin yolları vardır. Ölçülere tutunan, yolda sağlam yürür. Kişi hayatı çözmeden açılıyor denize, gidiyor gidiyor, kıyıdan epey uzaklaşıyor, bari gemi denizin ortasında batmasın, hadi batacaksa bari kıyıda batsın, belki yüzer gelir karaya çıkar, işte biz bunun frenine basıyoruz, hayatı bilmeden o kadar açılmak, maceraperestlikten değil ancak cehalettendir Denizin fırtınasını, rüzgârını, dalgasını bilmeden kıyıdan uzaklaşmak, cesaret değil, ahmaklıktır. Hayatı çözmeden hayatta o kadar açılmak da ahmaklıktır.