Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
İslam' daki poligami hakkında birkaç kelime söyle­ mek gerekirse: İslam toplumunun pratik hayatında çok küçük ve episodik (dönemsel) öneme sahip olan bu meseleden do­ layı galiba bütün İslam dışındaki dünya endişe içinde­ dir. Avrupalılar tarafından poligaminin kınanınası ayrıca olağandışı bir iki yüzlük durumudur. İslam ülkelerinde mevcut olan bin nikahtan bir tanesi poligamidir. Batıda yapılan anonim anketler ise tam tersi bir tablo ortaya koymaktadır: Bin erkekten sadece bir tanesi verdiği iffet­lilik sözüne sadık kalmıştır. Avrupa şekli monogami ile yetinmektedir. Amerikalı yazar Irwing Wallace Yirmi Ye­ di Kadın adlı eserinde, Amerikan toplumunda var olan kitlesel gizli poligami hakkında değerlendirmeler yapar. Kitap, Amerika'da bu hadisenin bilimsel olarak ele alın­ması sonucunda varılan tespitiere dayanmaktadır. Allah bir erkek ve bir kadın yarattı ve doğada cinsi­ yetierin bu bire bir ilişkisi anlaşılmaz bir biçimde devam etti. Sadece olağanüstü dış hadiseler bu ilişkiyi geçici olarak bozabilir. Buradan tek eşli ailenin doğal aile biçi­ mi olduğu ortaya çıkar. Kadın ve erkeğin, ortak yaşama biçiminin açıkça geri bir ifadesi olan poligamiye Kur' an neden izin verdi? Büyük ihtimalle gerçek cevap şudur: Çünkü zinayı kesin olarak yasakladığı veya Avrupa tipi şekli (yani ya­lan) monogami ile yetinemediği içindir. Yani burada mesele poligami ve monogami aile seçi­ mi meselesi değildir. Seçim, İslam toplumunda çok az rastlanan ve açık olan poligami ve batıdaki yaygın fakat gizli poligami arasındadır. Eğer poligami ortadan kaldı­ rılmak istenirse, İslam dünyasında bunu tek bir fetva ile yapmak mümkündür. Fakat gayr-ı resmi ve meşru gö­rülmeyen Avrupa tipi poligamisi hiçbir şekilde ortadan kaldırılamaz çünkü geçmişte ve bugün o bir hayat tarzı­ nın
Sayfa 58 - Fide Yayınları·Kitabı okudu
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İslam kendi yeniden doğuşuna doğru yol almaktadır. Bu sebeple ne kadar zengin ve güçlü olursa olsun, yaş­lanmış ve kaybolmuş bir dünya, ona örnek olamaz.
Sayfa 57 - Fide Yayınları·Kitabı okudu
Din
İslam dünyası batıdan, çalışma ve organizasyon anla­yışını, bilimsel çalışma metodu ve tekniğini almalıdır, fa­kat iç hayat, hayat felsefesi, ahlaki anlayış ve aile hayatı ile alakalı Avrupa örnek teşkil etmemektedir. Bazı du­ rumlarda Avrupalı hayat tarzı, nasıl yaşanmaması ge­rektiğinin örneğidir. Avrupa bilim ve tekniğin inanılmaz başarılar elde et­ tiği zamanda, batıda hakim olan felsefe pesimisttir. O, hayatın çıkmazlığı ve saçmalığı hakkında konuşur. Ha­ yatın belli şartları Avrupalı aileyi tahrip etmektedir. Tah­rip edilen Avrupalı aile, içinde her şeyin anlamsız olma­ ya başladığı sanılan belli manevi iklim yaratmaya de­ vam etmektedir. İşte bazı çarpıcı tespit ve veriler: 1920 senesinden itibaren İsveç'te boşanmaların sayısı dörde katladı. İskandinav ülkelerinde her yedinci nikah boşanma ile sonuçlanmaktadır. Boşanma durumlarının % 5O' sinde boşanma sebebi aldatmadır. 1960 senesinde Kaliforniya'da toplam nikah sayısının yarısı boşanma ile sonuçlanmıştır. Son nüfus sayımına göre ABD'de 21 milyondan fazla bekar, dul ve boşanmış kadın vardır. Dr. Ayrin Coselin (Psikiyatrist) Amerikan kadınlarının toplumsal ve iş sahalarındaki istihdamı so­ nucunda, Amerikan erkeklerinin çöküşünün başladığını haber vermektedir. "Biz, erkeksi kadın ve kadınımsı er­ keklerin oluşturduğu toplum yapısına doğru gidiyo­ruz". Çok sayıda yetkin bilim adamı, çağdaş toplumda, açık yozlaşma özellikleri olan ve son raddede her iki cin­ siyetin de zararda olacağı cinsiyetierin yakınlaşması ve rollerinin birbirine karışması sürecinin devam ettiğine dair hemfikirdir.
Sayfa 54 - Fide Yayınları·Kitabı okudu
Din
İslam kadının eşitliği taraftarı mıdır? Cevap, hem evet hem de hayır. · İnsan olarak, aynı ve eşit değerde olan bir şahıs ola­rak, etik, ahlaki ve insani mükellefiyetierin yüklenicisi olarak söz konusu ise, evet. Avrupa' da genel olarak anlaşılan eşitliğin, aile ve toplum içinde görevlerin aynileştirilmesi söz konusu ise, hayır. Üstün veya aşağı olma meselesi sadece aynı tür (çe­şit) eşya için söz konusu olabilir. Kadınlar ne daha uzun ne de daha kısadır, onlar basit bir ifadeyle erkeklerden farklıdırlar ve aralarında basit bir kıyaslama yapmak ile kim uzun kim kısadır sorusu da devre dışı kalmaktadır. Kalp mı akciğer mi önemlidir sorusu abestir. Bu organ­ ların her biri kendi fonksiyonunda vazgeçilmezdir ve asıl onların farklılığı,aralarındaki ilişkilerde onlara ayrı değer vermektedir. Şu cümleye dikkat edelim: Kur'an'a göre kadın ve er­ keğin dini görevleri tamamen aynıdır. Kadın ve erkek için, dinin bilinen beş temeli olan (kelime-i şehadet, na­maz, oruç, zekat ve hac) dan kaynaklanan görev ve sorumluluklarda hiçbir fark yoktur. Kutan'ın kesin olarak ifade ettiği veya susarak onayladığı ahlaki görevlerle alakah olan durum da aynıdır. Sorumluluk eşittir, dola­ yısıyla da değer eşittir, çünkü her kanunda değer, so­rumluluğun temelidir. Kadın ve erkek arasında yapılan zeka farklılıkların araştırmaları, bunun seviyeden çok, kalite farklılığı ile alakah olduğunu ortaya koydu. Kadınlar, dikkat ve doğ­ rudan ezberleme hususlarında yapılan testlerde daha iyi sonuçlar elde ediyorlar. Erkekler ise, sayılar ve mekanik problemlerle alakah olan testlerde daha iyi sonuçlar elde ediyorlar. Deha derecesindeki zeka örnekleri erkeklere mahsus olmakla beraber, kadınlar arasındaki geri zeka­ lılık durumu ise daha az görülmektedir. Erkek zekası da­ ha özgür ve
Fide Yayınları·Kitabı okudu
Din
İslam arzuların yok edilmesini değil, kontrol edilmesi­ni ister.
Sayfa 42 - Fide Yayınları·Kitabı okudu
Din