- Bak ana, güneş nasıl pırıl pırıl.. Gökyüzü masmavi, bozkır çiçek kaplı… Kasım artık gelmeyecek değil mi? Hiç gelmeyecek?..
- Evet kızım, hiç gelmeyecek, dedim.
Aliman derin bir iç çekti.
- Beni bağışla ana, dedi yavaş bir sesle, uzaklara, ta uzaklara koşmak, onun gibi ölmek istedim.
Sesler bir anda havayı doldurunca silkinip kendimize geldik ve birbirimizin gözlerine baktık.
İşte o anda bizim için bir başka hayat, savaş yılları başlamıştı…