Kitap, Haluk adında küçük bir çocuğun ağzından kaleme alınmış bir eserdir. Aslında Badem Dalına Asılı Bebekler yazarın çocukluğunun içindendir. Nitekim Sovyet rejiminin baskıları oldukça hissedilir. Olaylar bir bahar mevsiminde başlar ve yine bir bahar mevsiminde sona erer. Küçük bir çocuğun zihninde meydana gelen olayların nasıl şekillendiğini okuruz. Ayrıca bu romanda '' Mezarlık'' kavramının hayatın içine dahil olduğunu görüyoruz. ( Ölüm bu çocukların daima yanlarında.)
'' Bir trajedinin ortasında doğmuş'' ilk gençlik yılları '' bu trajedinin şahidi'' olarak geçmiş, yurdu kaybetmenin ıstırabını bizzat yaşamış bir yazardır Cengiz Dağcı. Gerçeklerden hareketle kaleme aldığı romanların kurgusal inşasında son derece başarılıdır. Romanlarında 1939-1943 yılları arasında Doğu Avrupa'da yaşananları tarih kitaplarında rastlanmayacak bir boyutuyla, bireylerin yaşadıklarıyla yansıtır. Onun romanlarındaki kahramanlar, özellikle de asli kahramanlar '' Karmaşık, inandırıcı, çok yönlü ve iyi işlenmişlerdir.'' Kahramanlardan hiçbiri kelimelerden ibaret değildir. Hepsi canlıdırlar ve fotoğraf realizmi ile romana yerleştirilmişlerdir. Bu romanda Dağcı, II. Dünya savaşını konu alan romanlarında savaşan bireyler için bir kader haline gelip onların hayatlarını nasıl altüst ettiği, yurtlarından koparılıp başka diyarlara nasıl savrulduklarını göstermeye çalışacaktır.
- Hiç mi görmeyeceğim annemi?
- Göreceksin, diye kekeledi.
- Göreceksin tabii. Görmeyecek olur musun? Göreceksin. Her zaman göreceksin anneni.
- Ama annem öldü… Annemi mezarlığa gömdüler.