Emre

Emre
@Heathcliff_
İngiliz Dili ve Edebiyatı
33 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Özgür Olmak Konusunda Gerçekten Özgür müyüz?
Sürgünler kitabının ilk perdesinde karakterlerimiz büyük bir belirsizlik içerisinde karakterlerimizi tanıyoruz. Uzaklardan geri dönen Beatrice, bir zamanlar sürgün edilen Richard ve eşi Bertha, her biriyle bağlantısı olan Robert. İlk sahnemiz Richard ve Beatrice'nin kısa hikayelerinden ve aralarında süre gelen aşkın içerisinde neler olduğunu bilmediğimiz bir olay örgüsünden bahsedilirken birden sahnede Bertha ve Robert ile baş başa kalıyoruz ve Robert'ın en yakın arkadaşı olduğunu iddia ettiği Richard'ın eşi Bertha'ya olan aşkını itirafını izliyoruz. Bu itiraf sırasında fiziksel temaslar ve Bertha'nın buna sessiz kalması; hatta teşvikli hareketleri başlarda büyük bir aldatma çemberini anımsatmış olsa da olay örgüsü Richard ve Bertha'nın evde baş başa kaldıklarında ortaya çıkıyor. Robert'ın her bir davranışından Richard'ın haberdar olduğu ve Bertha'nın her şeyi ona rapoladığını görüyoruz ve çiftimiz arasında "sınırsız özgürlük" kavramı altında yoğun bir tartışma çıkıyor. Bertha Richard'dan kıskançlık tepkisi beklerken Richard'ın oğluna söylediği "Sen bir şey vermenin anlamını biliyor musun?... Elinde bir şey varsa senden alınabilir, ama kendin vermişsen, yapacak bir şey yok. Artık hiçbir hırsız senden alamaz onu. Kendin vermişsen sonsuza dek senindir o şey. Hep senin olacaktır. Vermek dediğin budur işte." sözleri kulağımda yankılandı ve bende aslında Bertha'yı kaybetmemek için kendi elleriyle Robert'a vermek istediği hissini uyandırdı. Öte yandan Bertha ise Richard'ın bir kıskançlık tepkisi göstermemesinin sebebini özgürlük kavramından ziyade kendisine Beatrice ile yaşamayı (belki de) umduğu bir aşkın kapısını aralamak olduğunun dokundurmalarını söyledi. Sebebi her neyse artık ilk sahnemiz bu tartışma ile son buldu ve Bertha Robert'ın evine gidip gitmeme kararı almak
Sürgünler