Nahif Okur

Nahif Okur
Bir tek ülke istiyorum adı Dünya Bir tek ırk istiyorum adı İnsan Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi... Nazım Hikmet Ran İnstagram : instagram.com/nahif.okur?utm_...
Aşk, sizi güzelliği ile çeken bir kişinin dostluğunu edinme arzusudur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bedeni artık çoktan beridir solduğu halde, kendini ruhunun inceliği ve güzelliği ile benimsetecek bir aşk çabası; bu zihinsel birlikle daha sağlam, daha kalıcı bir uzlaşma umudu kurmak. Bu izleme uygun bir zamanda başarıya ulaştığı zaman, ruhsal bir güzelliğin araya girmesiyle, ruhsal bir istek kavramı seven kişide ortaya çıkar. Seven için bu güzellik her şeyden önce gelir: Bedensel güzellik-sevenin tam karşıtı olarak- ikincil ve rastlantısaldır. Bu nedenle, sevgili en büyük saygıyı görür ve tanrıların da böyle yeğlemesini ister.
Evliliğe gelince, yalnız girişin serbest olduğu bir pazar olması bir yana (süresi kendi arzumuzun dışında kalan koşullara bağlı olarak baskı altındadır ve bir zorlamadır), dostluktan başka bir amaçla gerçekleştirilir. Içine karışmış olan ve çözülmesi gereken binbir şey, yaşayan bir sevgiyi koparmaya yetişir. Oysa evlilikte kendi dostluğundan başka bir ilişkiye yer olmamalıdır. Ayrıca sıradan kadınlar bu ilişkiye ve dostluğa yanıt verecek, bu kutsal birleşmeyi besleyecek yetenekte değildir. Hem ruhları da sıkı ve kalıcı bir düğümü iyice tutacak kadar yeterince sağlam değildir. Eğer gerçekte bu böyle olagelmiyorsa, eğer istence ve özgürlüğe bağlı bir ilişki kurulabilse, orada ruhlar yalnızca sevince boğulmazlar, ayrıca bedenler de bir birlik içinde paylaşılır - ve orada insan kendini tümden verir (evliliğe bağlanır): Dostluk daha tam ve bol olur. Oysa kadınların bu aşamaya geldiğini gösteren örnekleri göremiyoruz; eski felsefe okulları bu dostluğu ortak bir şekilde dışta bırakıyor.
Çocuklar kendisinden geldiği için onlara sevgi göstermesi gerektiği söylendiği zaman, tükürmeye başlıyor ve bunun da kendisinden çıktığını söylüyor; hem bizler, diyor, bit ve kurtçukları da oluşturabiliriz. Ve Plutarkhos'un, kardeşiyle barıştırmak istediği bir başkası, şu karşılığı veriyor: "Aynı delikten gelmiş olmak benim için önemli değil."
Aristoteles, iyi yasa koyucularının adaletten çok dostluğa özen gösterdiklerini söylüyor. Çünkü toplumun en yetkin aşaması, dostluktur. Çünkü genel olarak, cinsel zevkin ya da çıkarın, toplumsal ya da özel gereksinimin hazırladığı ve beslediği dostluğun tüm biçimleri, da ha az soylu, daha az güzeldir -bu nedenle daha az dostça olur-; dostluğun kendisinden çok başka nedenleri, amacı ve meyvelerini bu dostluğun içine karıştırmaz. Bu eski dört türü de dostluğa karıştırmaz: Doğal, toplumsal, konukseverlik, cinsel ilişki: Özellikle buna uymaz.