Bir tek ülke istiyorum adı Dünya Bir tek ırk istiyorum adı İnsan Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi... Nazım Hikmet Ran
İnstagram : instagram.com/nahif.okur?utm_...
Emrah Serbes okuduğum ilk kitabı ve okumadan önce yazara karşı bir önyargım vardı. Bu önyargıyı kırmak için birde gerçekten değerli bir dost tavsiyesi üzerine okumaya karar verdim. Açıkçası benim eleştirdiğim ne varsa var bu kitapta,argo kelimeler, küfürler bir anlamda tabularımı yıktığım ilk kitap. Birde o kadar sık kullanmamış yazar gerektiği yerde ve gerektiği ölçüde olduğu için beni çok rahatsız etmedi. Hayatın bir gerçek yönü de bu gerçeklerin yaşanıyor olması. Biz kullanmıyoruz diye bunlar olmuyor değil bu yüzden yaşandığını kabul etmek lazım yani hayata bu kadar katı kurallarla bakmamak gerekli. Bir örnek kendi yaşamından vereyim;büyük oğlum küfürlü konuşmayı yasakladığım için şu anda İngilizcesi çok iyi mesela,neden derseniz Türkçe küfür edemeyince İngilizceyi çözdü çocuk bende oğlum ne güzel yabancı dil konuşuyor diye gururlaniyorum...(bu arada küfür ettiğini de küçük oğlum söylüyor) çocuklar bir şekilde isyan edecekler yada enerjilerini atacaklar.
Kitabın konusuna gelince bir çok öyküden oluşuyor,ben öykü kitaplarında her öyküyü tek tek alarak yorum yaptım bu zamana kadar. Fakat şimdi tek tek ele almak istemiyorum hiç bir öykünün tadı kaçsın istemiyorum. Gerçekten çok gülerek okuyacağınız bir dolu öykü sizi selamlıyor. Konusu ergen erkek çocukların, isyanları, aşkları,nefretleri, kısacası onların hayatına dair her konu ustalıkla işlenmiş. Ben kitabı iyiki okudum diyorum ve bazen önerileri dikkate almak iyi sonuçlar doğurur. Bu arada oğullarıma bakıp kitapta okuduklarımı yapıyorlar mı acaba diye merak etmedim de değil. Buda benim için eksi yada artı bir yön mü ileriki zamanlarda göreceğim. Kitapta sevdiğim bölümlerden bir kaç alıntıyla sizleri başbaşa bırakıyorum.
Küçük kardeşi geldi, “Sonradan görme ne demek?” diye sordu.
“Birini görürsün, ertesi gün bir
Erken KaybedenlerEmrah Serbes · İletişim Yayıncılık · 202111,4bin okunma
Kutsal incir ağacının altında ellerine bulaşan zifiri yıkamakla çıkaramayan işçiler, parmaklarını birbirine sürterek kurtulmaya çalışıyorlardı yemek öncesi zifirden.
Son Hasat
Yazarın ilk okuduğum kitabı,kitap Heredot anlatımıyla,homeros,hesiodos ve mitoloji anlatımlarıyla ilk sayfalarda geçmişe yolculuk yaptırıp,insanı öyle bir beklenti İçerisine sokuyor ki,işte diyorsunuz çok eski zamanlara yolculuk başlıyor... Tabiki beklentiler diğer bölümlere geçtikçe azalıyor yok olup gidiyor ve derin bir hayal kırıklığı ile kala kalıyorsunuz. Belkide yazar Akhisar tarihini anlatmak istemiş olabilir fakat bunu bir önsözle tanıtabilirdi,böylelikle okuyucuyu farklı beklentilere sokmadan kitap kendi süreci içerisinde ilerlerdi. Neyse kitabın bu yönü bir tarafa, bölümlere ayrılan kitap her bölümü okumaya başladığınızda sanki başka bir kitabın giriş cümlesini okuyormuş hissini veriyor ve bölümler ustalıkla birbirine bağlanmaktan çok uzak kalıyor. Ve siz bu konuda nerden çıktı derken, kitaptan ve konudan tamamen soğuyorsunuz.
Bazı yerlerde cinsellik öyle soğuk,öyle yapay ve samimiyetsiz anlatılmış ki ürperiyorsunuz.
Ara ara yazılmış şiirimsi yazılar bana çok anlamsız ve ruhsuz geldi açıkçası.
Kitabın ilk başlarında menemen olaylarına değinilmiş ve konuyu menemen olayına bağlamaya çalışmış yazar ve yine başarısız olmuş. Konuyu menemen olayına bağlamasını ben,verilmek istenen mesajlar var düşüncesiyle okudum ve bu bana çok basit bir kaygı gibi geldi.
Kitabın konusu nereden nereye geldi dedirtiyor sonunda.
Acaba yazar bu kitabı tek bir kurgu içerisinde mi yazdı yoksa bir çok şey hayal ederken sonuç bu mu oldu?açıkçası bana ikinci öngörü daha mantıklı geldi. Kitabı okuduğunuz da ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.
Bir arkadaşın yazarı önermesi üzerine bu kitabı alıp okudum. Belkide tercihimi yanlış kitaptan yana kullanmış olabilirim diğer kitapları hakkında bilgim yok ama tekrar okurmuyum bilemiyorum.
İyi okumalar...
Son Hasat
Bahadır
Son HasatBahadır Yenişehirlioğlu · Timaş Yayınları · 20171,066 okunma