Nahif Okur

Nahif Okur
Bir tek ülke istiyorum adı Dünya Bir tek ırk istiyorum adı İnsan Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi... Nazım Hikmet Ran İnstagram : instagram.com/nahif.okur?utm_...
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2021 21:29
Frankenstein/Mary Shelley Kitap ilk basımında 3 cilt şeklinde basılmış ve üzerinde yazarın adı yer almamış. Dönem göz önünde bulundurulunca kadına olan bakış gereği buna cesaret edilmemiş çünkü kitap bilim kurgu alanında yazılan ilk eserlerden biri olarak kabul edilir bu nedenle de bir kadın zihinden çıktığı bilinsin istenmemiş. Alanında yazılan ilk eser olma özelliği taşıdığı için özel bir eser. Yazar 19 yaşında yazmış bu eseri ve dili çok akıcı, güzel bir akıcılığı var. Nasıl başladım ve bitti anlamadım diyebilirim. Açıkcası bu tarz pek ilgimi çekmiyor fakat klasikleşen eserleri okumak bu yıl ki hedefimdi ve iyiki okumuşum. Yazarın anne ve babası da iyi birer yazar, bu nedenle kitabı okurken acaba yazım aşamasında ve sonrasında bir el atmış olabilirler mi diye içimden geçirdim. 19 yaşındaki birine göre güzel bir eser ortaya çıkmış çünkü. Eserin içeriğinden bahsetmedim çünkü bir çok kişi ya okudu ya da filmini izledi, o nedenle bir çok kişide kulak aşinalığı vardır. Kitabı okuyun, okutun... Kitapla ve sevgiyle kalın...
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
Reklam
Yine de geçen bütün bu zaman içinde ansızın baskına uğrama endişem nedeniyle huzursuz yaşamıştım; o zamandan beri kötülüğü beklemenin, kötülük yüzünden acı çekmekten daha ağır olduğunu gözlemledim; özellikle de bu beklentiyi ya da bu endişeleri silkip atabilecek yeriniz kalmamışken.
"Bir ağaç, bir kuşa 'nerelisin' diye sormaz. Yalnızca şarkısına eşlik eder..." Halil Cibran
“Şahsen hayatımda ne okuduysam rahatım bozulsun diye okudum.. Bana bir şekilde eziyet çektirmeyen yazar ilgimi çekmez..” -Emil Michel Ciaron-
Bu konuda azıcık kafa yorunca tümüyle yanlış yaptığım düşüncesi de ardından geldi; bu insanların daha önce zihnimde onları mahkûm ettiğim gibi katiller olmadıklarını, en azından savaşta aldıkları tutsakları çoğunlukla ölüme mahkûm eden ya da pek çok olayda daha da sık rastlandığı gibi, silahlarını atıp boyun eğdikleri halde hiç aman vermeksizin bütün bir bölüğü kılıçtan geçiren o Hıristiyanlardan daha katil olmadıklarını düşündüm.
Reklam