Zincirsiz Prometheus

Zincirsiz Prometheus
@HebunDemirbilek
Min xêr nedît ji evînê Ji vê jînê ji vê dinyayê ...
Puan vermedi·608 syf.··
2026 79. kitabı
Orhan Kemal kalemine bayıldım. Bu okuduğum üçüncü kitabı. Çağını yansıtmakla beraber Hiciv konusunda çok kaliteli. Ve bunu yaparken ister siyasi ister toplumsal asla bir propagandaya varacak düzeye getirmiyor hikayelerini. Müfettişler müfettişinde kasabaya yeni gelen bir adamın devlet büyüğü zannedilmesi ile başlayan olaylar silsilesi bizleri oldukça sürükleyici ve eğlenceli bir maceraya sürüklüyor. Burda Anadolu insanının halini ve telaşlarını, saflıklarını diğer tarafta bunlardan yararlanmaya çalışan insanları, üçkağıtçıları görüyoruz. Tabi sadece bu da değil hikayenin ikinci bölümünde bu sefer iş biraz büyüyüp politikaya da varıyor. Hikaye 600 sayfa aynı minvalde ilerlediği düşünülünce bir parça tereddüt etmiştim açıkçası ortalara doğru sıkar mı diye. Aksine hikaye gayet akıcı, sürükleyici gitti. Velhasıl Orhan Kemal ortaya çok güzel bir eser çıkarmış diyebilirim
Müfettişler Müfettişi - ÜçkâğıtçıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202076 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·182 syf.··
2026 37. kitabı
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Garaib Faturası adlı roman serisinin ikinci kitabı olan Cadı, dönemin batıl inançlarını sert bir eleştiriye tabi tutar. Seri genel olarak ruh, cin, peri gibi doğaüstü inanışların toplum üzerindeki etkisini sorgular. Cadı’da ise merkezde özellikle ruh meselesi yer alır. Romanın temel hikâyesi, ölen bir kadının kocasını kıskanması ve çocuklarını koruma amacıyla yeniden ortaya çıkması etrafında şekillenir. Kadın, kendisinden sonra gelen eşleri uzaklaştırmaya çalışan bir “ruh” olarak anlatılır. İlk bakışta bir korku hikâyesi gibi görünen bu anlatı, aslında okuru batıl inançlar üzerine düşünmeye zorlayan bir eleştiri metnidir. Gürpınar, insanların batıla ne kadar meyilli olduğunu ustalıkla gösterir. Dinî dogmatizmin, batıl inançların elinde adeta bir balyoza dönüşerek aklı ve sorgulamayı nasıl ezebildiğini gözler önüne serer. Fakat bu kez balyoz, batılın değil; yazarın elindedir. Üstelik Gürpınar bununla yetinmez; ruh kavramı üzerine uzun uzun felsefî tartışmalara da girer. Eserin güzel taraflarından biri de yalnızca batıl inançları eleştirmekle kalmamasıdır. Daha ilk sayfalardan itibaren toplumda kadın ve erkeğe biçilen roller de hicivli bir dille sorgulanır. Özellikle erkeğin kadın üzerindeki egemenliği ve toplumun kadın üzerindeki baskısı, Gürpınar’ın keskin mizahıyla sık sık hedef alınır. Velhasıl, biri size “Türk klasikleri sıkıcıdır” derse, ağzının üstüne Gürpınar'ın kitaplarıyla vurabilirsiniz. Ben okurken çok keyif aldım. Darısı sizin başınıza.
CadıHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,5bin okunma
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 32. kitabı
İnsana dair yazılan ve yazılacak ne varsa bu kitapta bulmak mümkün. Bu sözü uzun zaman önce duymuştum. Karamazov kardeşleri elime alma nedenim de bir parça buydu. Okudukça bu sözü az bile buldum zira bugüne kadar okuduğum en ağır roman buydu diyebilirim. Sadece sayfa sayısı ve dili açısından da değil içeriğindeki konular da keza öyle. Normalde hızlı okur kitabı bir an önce bitirme hevesiyle ilerlerdim. Bu eser buna müsaade etmedi. Özellikle ilk yarıda vaaza varan diyaloglar fazlaca yer kaplıyordu. Değinmeden edemeyeceğim bir noktada şu. Yazar özellikle inanç sistemi, tanrının varlığı ve kanıtlama çabası üzerinde uzun süre durmuş. Tanrı varsa kötülük neden var gibi felsefi sorular da uzun uzadıya konuşuluyor. Bu bölüm içinde yine en derin ve meşhur olan bölümü *büyük engizisyoncu* bölümüdür. Yazar bu bölümlerde özellikle özgürlük ve din gibi kavramların üzerinde durmuştur. Buraya geldiğimizde cümleleri tane tane okumakta fayda göreceksiniz. İsimler yine Rus klasiğine yakışır düzeyde ona diyecek yok :)) bu yüzden özellikle isimleri ve karakterlerin bağlarını en azından ilk zamanlarda not tutmanızı tavsiye ederim. Eser sadece kardeşlerin birbirleri ya da babaları arasındaki bağı işlemiyor. Her biri birbirinden farklı bir çok karakter üzerinden bize insan doğasındaki farklı çatışmaları gösteriyor. Örneğin - inanç ve şüphe - Akıl ve vicdan - özgürlük ve sorumluluk gibi. Son olarak iç içe girmiş bu kadar farklı karakteri nasıl anlatacaz derken imdadımıza Bu eserle birlikte tanıştığım bir kavram giriyor. Karnavalesk. Adından da anlaşılacağı gibi, bir karnaval kalabalığını andıran çok sesli bir yapı. Farklı düşünceler, farklı karakterler, farklı dünya görüşleri aynı roman içinde çarpışıyor. Bir de bu karakterleri birer insan olarak görmenin yanında onlara insanın farklı
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,4bin okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2026 31. kitabı
Güçlü bir anne. Talihsiz bir âşık. Cesur bir ressam. Ve savaşçı bir kadın… Celile’yi sadece “Nazım’ın annesi” olarak anmak büyük bir haksızlık olur. Osmanlı döneminde nü ressamlık yapabilmiş bir kadından bahsediyoruz. Bu bile başlı başına bir direniş hikâyesi. Aşkından gerektiğinde vazgeçebilen, gururunu koruyabilen, kendi sanatının arkasında durabilen bir kadın Celile. Nazım’ı birçok kişi bilir. Yahya Kemal’i de… Ama onların gölgesinde kalmaması gereken bir kişiliğe, kendi başına güçlü bir kadına odaklanmak Osman Balcıgil’e yakışmış. Bu kitap bana bir şairin annesini değil, kendi başına bir karakteri tanıttı. Celile’yi güçlü yapan yalnızca yeteneği ya da anneliği değil; yaşadığı döneme rağmen ayakta kalabilmiş olması. Erkek egemen bir sanat çevresinde var olmaya çalışmak, aşkın yıkımıyla mücadele etmek ve oğlunun siyasi süreci nedeniyle toplum baskısını hissetmek… Tüm bunlar onu yalnızca bir ressam değil, bir direniş figürü haline getiriyor. Onu okurken fark ettim ki Celile’nin hayatı gölgede kalmaya yazgılı değildi; tarih onu sürekli birilerinin yanına eklemeye çalıştı. Oysa o tek başına bir başlık olabilecek kadar güçlü bir isim. Üstelik roman sadece bir biyografi değil. Meşrutiyet’ten savaş yıllarına, Osmanlı’nın yıkılışından Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar büyük bir tarihsel dönüşümün içinden geçiyoruz. Nazım’ın çalkantılı siyasi süreciyle birlikte yeni kurulan devletin sancılarını da görüyoruz. Bu yüzden kitap hem bir hayat hikâyesi hem de bir dönem romanı. Ve belki de en güçlü yanı şu: Büyük tarihi olayları bir kadının gözünden ve kalbinden anlatabilmesi.
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2026 29. kitabı
Çok akıcı ve güzel bir kitap olmuş. Romantik tür romanlarla pek aram yoktur gerçi bunu daha önce de söylemiştim ama okurken baya keyif aldığımı yine de söylemeliyim. Yazarımızın ilk kitabı ama kesinlikle amatörlükten uzak. Betimlemeler orantılı, hayal gücümüz için yeterli ama kesinlikle sıkmıyor. Olay örgüsü ise gayet güzel akıyor. Bazı yerlerde romantik tür klişeleri ister istemez görüyoruz ama yine de güçlü kadın karakterler okutmayı başarıyor kendini. Bir tarafta geçmişten çıkıp gelen bir aşk, diğer tarafta yeniden atmaya başlayan kalp. Klişe mi değil mi tartışması bir tarafa. Ben karakter geçmişe mi takılı kalacak yoksa yeni bir sayfa mı açacak diye son sayfaya kadar merakla okudum. ..Bir parça spoiler.. Bu arada evet kitap bize aşk ve sevgi arasında seçim yapan bir kadının hikayesini anlatıyor. Ama bir tarafta geçmiş, hala kanayan ve sızısı süren bir yaralı bir aşkı sunarken diğer tarafta yeniliğe daha fazla huzura ve sevgiye dönük bir sevda sunuyor. Yani biz aslında sadece bir seçimi değil tam olarak bir eşiğin içindeki kadını okuyoruz. Bakalım hangi yöne gidecek. Okuyup öğrenin
Bir Şans Daha?Merve Aydın · Müptela Yayınları · 2021112 okunma