BUGÜN VE BUGÜN
Oyle çabuk geçiyor ki günler.
Hele sen de bir bak hayatına
Daha dủn doğmuşuz sanki.
Yeni okula başlamışız.
Yeni sevmişiz.
Öyle çabuk geçiyor ki günler.
Hele sen de bir bak hayatına
Yarın bitecek sanki her sey.
Yarın ölecek gibiyiz
Daha doymamışız yaşamasına
Günlerimiz důn bir, bugün iki.
Sakın bir şey birakma yarına
Yarın yok ki.
Toplumdaki bu hayat tarzı insanları kabalaştırıyor, hayvanlaştırıyor. Halktaki kabalığın yumuşatılmasını, halk kitlelerinin yetiştirilmesini ise hiç kimse düşünmüyor. Kimse bir şey yapmıyor. Bilimciler halkın ulaşamadığı bilgileriyle yükseklerde oturuyor. Kitaplar ve gazeteler halkın anlayamadığı anlaşılmaz, aldatıcı bir dille yazlıyor. Antik Yunan'da bilge Sokrates yillar boyunca meydanlarda halka yüce hakikati ve hayatın güzelliğini anlatmıştır. Buna benzer halk eğitmenleri nerede?
Terk edilmiş çorak arazide ne gül ne elma ne salatalık ne de patates yetişir. Buralarda ya ısırgan yetişir ya da devedikeni. Halk kitlelerinin yüreklerinde de, kafalarında da durum budur.
Eşiği geçtikten sonra sertçe kapıyı kapatıp hafif bir gülümsemeyle, onu öldürmemden korkup korkmadığını sordum. Ev sahibi tekrar yüzüme dikkatle baktı ve sessizce, "Hayır, korkmuyorum" dedi. Nedenini sordum. "Sizin gibi gözleri olanlar adam öldürmezler?" dedi. "'Nastl gözlerim varmış benim?" "Hüzünlü, hem de çok! Derin bir hüzünle dolu gözler. Ruhen çok hastasıniz siz.