Ben bir erkeğin bana gösterdiği ilgiden çok, karakterine dikkat ederim. Çünkü ilgi dediğin şey çoğu zaman anlıktır; bir hevesle başlar, aynı hızla da bitebilir. Ama karakter öyle değildir, insanın ne olduğunu sessizce anlatır. Sözler kolaydır, herkes güzel konuşabilir ama asıl mesele o sözlerin davranışa dönüşmesidir. Benim için bir insanın değeri, söylediğinden çok yaptığıyla ölçülür. Bu yüzden geçici yakınlıklar ya da anlık düşünülmüş hareketler beni etkilemez; kalıcı olanı, samimi ve tutarlı olanı önemserim. Hayatta fark ettiğim bir şey var: Ne kadar yakın olursan, o kadar tüketmeye başlıyorsun. Bu yüzden sadece aşkta değil, dostlukta da belli bir mesafe olmalı. Mesafe soğukluk değil, aksine saygıyı ve değeri koruyan bir dengedir. Herkesin bir sınırı, bir duruşu olmalı… çünkü insanı gerçekten güçlü yapan şey, ne kadar sevdiği değil, kendini ne kadar koruyabildiğidir.
Bazen bir kitabın satırlarında, hayatın en sessiz gerçekleri saklıdır. Güvenin kırıldığı yerde, insan biraz eksilir; ama yine de yoluna devam etmeyi öğrenir.