Tarih, bunları çocukların kartondan
yaptıkları evler gibi yıktı. Ama bunlardan hiçkimse
ders almadı. Politikacılar ve generaller, hâlâ o eski
zorbalık ve yağmacılık oyununa devam ediyorlar.
Sürekli devletlerinin sınırlarını genişletmeye
çalışıyorlar. Fakat egemenlik sürdükleri sınırlar
içinde bulunan halkın özgürleşmesini, aklını,
düşüncesini, inancını ve ahlâkını yükseltmesini
istemiyorlar.
İstediğiniz kadar mükemmel anayasalar yapın.
Özgürlükler alanında da halka dilediğiniz kadar
haklar tanıyınız. Sosyalizmin veya liberalizmin
sihirli gücüne dilediğiniz kadar inanın. Eğer
çocuklarınız gerektiği şekilde eğitim almazlarsa hayata bir hiç olarak atılırlarsa, yasalar ve bütün
sosyal haklar var olmasına rağmen toplumsal hayat
yine de sönük ve ruhsuz olacaktır.
“Hayattaki düzensizliklerin en büyük
nedenlerinden biri şudur ki, herkes hayatında
refaha kavuşmayı arzu eder, fakat hayatını terfi
ettirmesini ve bizzat çalışma sonucunda hayatını
daha iyi bir biçimde düzenleme ihtiyacını
hissetmez.”
İnsanlığın yaratılışında var olan kin, intikam ve
vahşet; azgın deniz dalgalarının alçak yerlere
saldırması gibi, insanlar arasında da başkalarının haklarına karşı saldırılar halinde sürüyor.