-❆
Bu tarz korku ve gerilim romanlarını arada bir okumayı severim. Stephen King’ten daha önce Medyum okumuştum. Göz, okuduğum ikinci kitaptı. Medyum’a göre daha akıcı geldi bana; bilmiyorum, belki dönemle de alakalıdır. Olayların anlatımı vb. güzeldi. Yer yer, kitaptaki olayların yaşandığı gelecekte yazılmış yazıtlardan kesitler ve olaya yer verilmişti. Bu tür bir yazım, düşündüğümden çok daha hoşuma gitti. Baya iyi yazılmıştı.
Kitabın başında biraz önyargılıydım. Bana böyle büyük zorbalıklar biraz yapmacık geliyordu; ayrıca Carrie’nin daha önce âdetten haberdar olmaması gerçeklikten kopuk gelmişti. Fakat bütün bu sorunlar, kitap içerisinde kendini toparladı.
Biraz da kitap karakterlerinden bahsetmek istiyorum. Margaret White gördüğüm en çılgın karakterlerden biri; böylesine insanların varlığı bile beni çıldırtıyor. Carrie’nin annesiyle, yani Margaret’la olan bağı sevdiğim bir yönden ele alınmıştı. Carrie, ne kadar Margaret’ın yetiştirme tarzından rahatsız olsa ve doğruyu içten içe bilse de, annesinin aklına soktuğu ve ona yarattığı güvenli alandan çıkmaktan korkuyor; çıksa bile gözü arkada kalıyordu. Kitap boyunca Carrie için çok üzüldüm. En azından son kısmı hariç, iyi bir balo gecesi geçirmesi beni çok mutlu etmişti. En sonunda yarattığı yıkımda bile Carrie için üzülüyordum.
Chris ve Billy’den nefret ettiğimi söylememe gerek yok sanırım; ikilinin sahnelerini okumak bile midemi bulandırıyordu. Düşünceleri ve istekleri rahatsız ediciydi. Sue ve Tommy ikilisi içinse onları sevdiğimi söyleyebilirim; yani hoş insanlardı. Genel olarak karakter profilleri iyi çizilmişti, fakat yer yer anlamadığım kısımlar oluyordu. Mesela balo gecesinde Carrie ve Tommy’nin üzerine nereden geldiği bilinmeyen bir şekilde kan boşanıyor; büyük bir sessizlikten sonra ise hep beraberce
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma