“Tükettikleri kadar değil, tasarruf ettikleri kadar insan olunacağına inanmış insanlar gördüm ben. Hırkasını, ayakkabısını, pantolonunu değiştirmeden önce "tamir ettirmeyi" düşünmek zorunda oldukları bir ortamda büyümüş insanlardan gördüm bu alışkanlıkları.”
“Elbette kültürel değişimin bizi biyolojik yasalarımızdan uzağa savurduğu birçok durum arasında, aşk ve birliktelikler de paylarına düşeni alıyorlar. Çarpıtılmış estetik algılar, kozmetiklere boğulmuş insanlar, hislerine değil de kendilerine belletilmiş kalıplara göre yaşamaya mecbur kalmış topluluklar, bizi biyolojimize yerleştirilmiş bu paha biçilmez yetenekleri kullanamaz ve onlardan fayda devşiremez hale getiriyor. Halbuki milyonlarca yıllık yaşam planından edinilmiş bilgeliğin yanında günlük modaların ne kadar önemsiz olduğunu bir fark edebilsek, mutluluk dediğimiz kelimenin anlamını çok daha iyi kavrayabileceğiz.”
“İnandığım bir şey daha var: Küçük çabaların büyük sonuçlar doğurabilme yeteneği... Öğrenmeyi, okumayı, araştırmayı, sorgulamayı başkasına bırakmayıp entelektüel hayatımızın iplerini elimize alabilirsek, kişisel zeminde -yani bizzat kendimizde- yapabileceğimiz küçücük değişiklikler bile hayret verici sonuçlar doğurabilir. Ne iş olursak olalım, lisanımıza sahip çıkarak, bu derece gelişmişine sadece insanın sahip olduğu bu harika biyolojik özelliği insana yakışır bir bilinçlilikle kullanmalıyız.”