"İkimiz de biliyoruz ki bu, bu dünyadaki son vedamız. Bitti işte, hiç bitmez sandığımız sevdamız. Üzülme olur mu Gülşah? Bu hayatın garipliklerinden biridir, çok seven kavuşamaz. Kim ki bir kulu Rabbinden çok severse o kul sevdiğine kavuşamaz. Bilirim çok üzülürsün sen ama üzülme ne olur, yavrunu düşün," derken hüngür hüngür ağlamaya başladı.
Ağladı, onu tanıdığım onca yıl içerisinde Şahin ilk kez o gün o kafede ağladı. Önce usulca dökülen gözyaşlarını elleriyle silmesinden anladım ağladığını. Sonra masaya dayadığı kollarının üzerine kapaklanıp, erkekler ağlamaz klişesine aldırmadan hüngür hüngür ağladı. O kadar uzun sürdü ki ağlaması, bence bin yıl kadar ağladı.