Sami Baran yani baş karakterımız, sürgüne gittigi Stockholm 'dan tesadüfi bir karşılaşmayla birlikte başlayan ve içinde oluşan nefret ve beraberindeki acıma ve değişen duygularla süregelen bir yaşamı içeriyor. Sami eski hayatında kendını bır kopek gıbı nitelendirdigı insanlara bağlanmasından ve onlardan sevgi ve merhamet dilenmesınden yakınıyordu ve şu sözlerle devam ediyordu" Oysa şimdi kediyim ben :Uzak,denetimli soğukkanlı ve güçlü bır kedı." Ruhsal sıkıntıları olan bırı Sami ve bu da yaşantısını büyük ve küçük ölçülerde etkiliyor. Roman ikili anlatımdan oluşuyor bır bolumu yazarın anlattıkları ve bır bölümü el yazılarından olmak uzere .Siyasi açıdan da bazı izleri bolca barındıran bir kitap ki hayatını buyuk ölçüde etkileyen olay da siyasî kaynaklı .
Anadil'in ne denli önemli olduğunu da bır kez de burda görmüş olduğum bır kitap.
Ve en sonunda belkı ben olsam ne yapardım dıye sorduğum ve icinden çıkamadıgım bır durumdayım belkı de bunları yaşamadan asla bilemeyeceğim bır soru olarak aklımda kalmaya devam edecek... Bu kitap bircok hissi barındıran türde bır kitap sadece sözcüklerle etkisini ve güzelliğini anlatamam fakat ilerde tekrar okuyacagımdan emin olduğum bır kitap.