"Gece Yarısı Kütüphanesi’ni bitirirken bir yandan kendimle, bir yandan da hayatın bana sunduğu farklı yollarla yüzleştim.
Seçimlerimizin hayatımızı ne kadar etkilediğini düşündüren, umut ve olasılıklarla dolu bir kitap.
Küçük mucizeleri fark ettiren, hayallerine açık kalmayı hatırlatan, insanı hem düşündüren hem de hafifçe huzur veren bir eser."
Roman, Suat ve Süreyya’nın evliliği ile Süreyya’nın yakın arkadaşı Necip arasındaki dramatik üçgen etrafında şekillenir. Bastırılmış duygular, iç çatışmalar ve toplumun dayattığı sınırlar, roman boyunca yoğun bir melankoli eşliğinde işlenir.
Yavaş akan ama derin, insan ruhunun kırılganlıklarını ve sessiz çığlıklarını büyük bir zarafetle anlatıyor Eylül. Sonbaharın hüznü, hem mevsimsel hem duygusal anlamda satırlar arasında serpilmiş.
Okurken keyif aldım, keyifli okumalar dilerim.
"Benim mutsuzluğum, bütünüyle benim kendi suçumdu ve mutsuzluğumun kavgasını edebileceğim kimse yoktu."
Kitabın özeti bu cümleler olabilir. Okurken insanın karnına ağrılar sokan, sorgulatan ve bir parça da olsa kendinizden Bir şeyler bulabileceğiniz türden.
Not:. Bunalıma girmeye meyilliyseniz iki seçeneğiniz olabilir. Ya ders çıkarır yolunuza bakarsınız ya da dibe vurabilirsiniz (:
Üç farklı hikaye, üç farklı hayat ve kesişen yollar. Bir solukta okuyup elinizden bırakamayacağınız türden. Okudukça derinleşen bir hikaye.
Beni ağlatmadı ama binbir duyguyu yaşattı bana. Alabileceğim tüm hazları ziyadesiyle karşıladı.
Okuyun seveceksiniz. (:
Yeterince herşeye üzülmüyormuş gibi, kendime yeni bir dert edindim. Bu kitabı okuyup içinizde firtinalar kopmuyorsa kalbinizi kontrol ettirin (: ya da jonah 'a verin.