Yaptığımız işlerin önemini abartmaya teşvik ediliyoruz ancak yapmaya tenezzül etmediğimiz o kadar çok şey var ki! Hastalanmış olma ihtimalimiz aklımıza bile gelmiyor. Ne kadar uyanık insanlarız!
Konu birşeyler öğretmek olduğunda,yaşlı olanın vasfı genç olanın yanına bile yaklaşamaz, çünkü insan yaşlanana kadar kazandığından çok daha fazlasını kaybeder
İçlerinin esneyen boşluğu karşısında, ancak başka başka insanları istihfaf ve tahkir etmek, onlara gülmek suretiyle kendilerini tatmin edebiliyorlar, şahsiyetlerinin farkına varıyorlardı.
Etrafını bu kadar iyi tanıyan, karşısındakinin ta içini bu kadar açık ve keskin gören bir insanın heyecanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkân var mıydı? Böyle bir adam, önünde bütün küçüklüğü ile çırpınan birine karşı taş gibi durmaktan başka ne yapabilirdi? Bütün teessürlerimiz, düş kırıklıklarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?