"Seni salak!Yazmak istedin .yazmaya da çalıştın ama yazacak hiç bir şeyin yoktu.İçinde ne var senin?Bazı çocukça kavramlar,birkaç az pişmiş duygu,çokça sindirilmemiş güzellik,koskoca ve kapkara bir cehalet,aşkla yanan bir yürek ve aşkın kadar büyük,cehaletin kadar nafile bir tutku.Yazmak istedin!Neden,çünkü hakkında yazabileceğin bir şeye başlamak üzeresin.Bir güzellik yaratmak istedin,ama güzellik hakkında hiçbir şey bilmezken nasıl yapacaksın bunu?Hayatın temel nitelikleri hakkında bir şey bilmeden hayat hakkında yazmak istedin.Dünya senin için bir Çin bulmacasıyken ve varoluş düzeni hakkında yazabileceğin tek şey,onu hiç bilmediğinken,sen tutmuş dünyayı ve varoluş düzenini yazmak istiyorsun."
Sayfa 127 - İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI·Kitabı okudu
"Bilgi bana bir harita odası gibi geliyor.Kütüphaneye her gidişimde bunu düşünür,etkilenirim.Öğretmenlerin rolü,çocuklara harita odasının içinde ne olduğunu sistemli biçimde öğretmek.Öğretmen ,harita odasındaki rehberdir,hepsi o.O bilgiler onların kafalarının içinde değil.Her şey o harita odasında .Öğretmenler harita odasından nasıl yararlanacaklarını bilir.onların işi normalde orada kaybolacak kişilere yol göstermektir.
Sayfa 103 - İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI·Kitabı okudu