Heseniko

Heseniko
@Heseniko
Komün
“Uyan artık uykudan uyan Uyan esirler dünyası Zulme karşı hıncımız volkan Kavgamız ölüm-dirim kavgası Mazi ta kökünden silinsin Biz başka alem isteriz Bizi hiçe sayanlar bilsin Bundan sonra her şey biziz. Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık Enternasyonal'le kurtulur insanlık Tanrı, patron, bey, ağa, sultan Nasıl bizleri kurtarır Bizleri kurtaracak olan Kendi kollarımızdır Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık Enternasyonal'le kurtulur insanlık Hem fabrikalar, hem de toprak Her şey emekçinin malı Asalaklara tanımayız hak Her şey emeğin olmalı Cellatların döktüğü kan Bir gün onları boğacak Bu kan denizinin ufkundan Kızıl bir güneş doğacak
Siyaset
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
bilmediğim bir rabbin secdesine çağırırken beni suya inen gözlerin tedirginliği sanırdım onu. çünkü anlamazdı kimse raylar boyunca hıçkıran bir adamın bir boşluğa içinden konuştuğunu maraz gecelerini. çünkü yalnızlık eski kıbleydi doğu’da kendimizin kapısını çaldıkça başlayan küfrân. çünkü boşaltılmış köylere fısıltıyla bakan babam katarlar boyunca gözyaşı şişelerini görmezdi o, karın kapadığı rayları temizleyendi sadece yorulunca klarnet çalan, boş vagonlara. yürürüm diye düşünürken sebep oldum ona. gözlerim sarındığım yazlar için ıslakken onun sefer taslarında kaynamış taşlar, önünde, gidemediği arafat dağı solgun takvim yaprakları cebinde.. her akşam kurulan bir saatti babam. öldürdüklerinin de namazını kılan acıya vâkıf bir adam. sırtından kayan hırkasını okşarken bana yeter sanırdım içimdeki hayâ taşı. oysa herkes adak, her şey ses’ti doğu’da. bu sözle dirilip bu sözle yaklaşırdım sırtındaki hançere. babasız büyüyen babamın oğulsuzluğuna dokunurdum. ummam, diye düşünürken
Şiir
Ölüm ve İntihar
Zaman seninle alay ediyor. Varolmak, hiçliğin içine düşmekle aynı anlama geliyor. Bütün dinlerden ayrıldın. Bütün tanrılar sana küskün. Bir deliden geceleri tanrıya isyan etmenin yollarını soruyorsun. Deli sen konuşunca yüzünü gizliyor, olanca sesiyle bağırıyor: İsyan boyun eğmektir ve dünya Plath'in, Sırça Fanus'ta söylediği gibidir. Sırça Fanus içinde bir bebek gibi tıkanıp kalan insan için dünyanın kendisi kötü bir düşten başka birşey değildir ve kendimizi uyandıracak iğnelere de sahip değiliz. Beckett'ın kahramanı Hamm geliyor: "Tanrı kalleşin teki! Öyle biri yok" diyor. Hayatın kıyısında çeşitli renkler var, biliyorsun; her şeyi görmenin verdiği acı, yalnızca mutlu görünme formülü... Kendine karşı korkunç bir ikiyüzlülükle karşı karşıyasın. Daima bir şimdi'yi düşün diyorlar, popüler zevkler edin, yaşayanların kanı yeni bir toplum için iyi bir gübredir ve kurukafalardan oluşan piramitlerin üzerinde duran kişi, daha uzakları görebilir. Böyle diyorlar. Neyin bittiğini bilmeden, bitti diyoruz; neyin başladığını bilmeden başladı diyoruz. Her şeye hakim olan insan, kendine hakim değil. Kendi yarattığı boşlukta bir kayıp insan. İnsanlık ve dünya bu kayıpların ürünü.
Metin Kaygalak
işareti yitirdim, sığındığı her kapıdan kovulan günahkârdım. ruhumu kemiren bir nefisle tutundum, kapıldıkça kendimi yetim bıraktığım aşklara. sonunda… en sonunda… XI gittikçe her şeyin birbirine benzediği gittikçe küle ve zamana dönüşen gittikçe çürüyen bir tülle örtünen beni, bu kutlu geceye vadeden yüz! yetimim işte kendi gövdemde de. sığındığım vücud göğsüme ilişen akrebin mahmurluğu, mâzlum ve cünup. XII yüzümü sürdüğüm her kapı gibi kapandım beni büyük bir cezbeyle
Şiir