Ozan Ekinci

Ozan Ekinci
@Hevi_jan
Psikolojik Danışman Biraz kitap, biraz şiir, biraz gökyüzü, biraz çay böyle böyle tüketiyoruz ömrümüzü...
Puan vermedi·256 syf.··
2020 46. kitabı
George Orwel'in pek bilinmeyen romanıdır Boğulmamak İçin. İnsan yaşarken boğulur bu yüzden kaçar boğulmamak için der. İnsan günlük işlerden, koşuşturmalardan, faturalardan, sorumluluklarından, modern hayatın ışıltılı, gürültülü halinden yorulur ve boğulduğunu hisseder bu yüzden kaçar. Peki nereye kaçar insan boğulunca? 45 yaşında şişman bir adam evli ve iki çocuk sahibi. Ekonomik olarak normal sayılabilecek bir işi var, sigorta işinde çalışıyor. Fakat bu yaşam onun istediği bir yaşam değil eşini, çocuklarını bir pranga olarak görüyor. Modernleşen dünyaya ayak uyduramıyor. İkinci dünya savaşı kapıdadır. Birinci dünya savaşını görüp içinde yaşadığı için korkuyor. Çocukluğuna sığınıyor balık tuttuğu günlere ve orda soluk alabiliyor. Sonra karar verip çocukluğunun geçtiği yere dönmeyi planlıyor ve çıkıp gidiyor. Peki oraya gittiğinde nasıl bir şeyle karşılaşıyor, hayalini kurduğu ve gördüğü yer aynı mı. Zaman değişmiş, dünya değişmiş, hiçbir şey hatırladığı gibi değil. Peki biz nereye sığınıyoruz boğulunca?
Boğulmamak İçinGeorge Orwell · Can Yayınları · 201510,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Ozan Ekinci

, bir kitap okudu
Puan vermedi·256 syf.··
2020 46. kitabı
George Orwell
7.3/10 · 10,6bin okunma
Puan vermedi·347 syf.··
2020 45. kitabı
Emile Zola, Emek kitabında içinde bulunduğu dönemin sorunlarını  dile getirmiştir. Paris'in bir kasabasına arkadaşının çağırması üzerine giden Luch orada işçi ile işveren arasındaki uçurumu görmüş ve bu farkı ortadan kaldırmak için mücadele etmeye başlamıştır. Herkesin mutlu olduğu, emek verdiği, özgür olduğu ve yaşam standartlarının yüksek olduğu bir dünya düşlemiş ve ilk adım olarak bir fabrika kurmuş. Bu fabrika orada çalışan herkesin fabrikasıdır. Herkes üzerine düşeni yapmaya çalışmıştır. Fabrikada çalışan işçilerin çocukları için kreşler, okullar kurmuştur. Ama zaman içerisinde büyük sermaye sahipleri bu durumdan rahatsız olmuş ve onlara karşı savaş başlatmıştır. Sosyalizm ve kapitalizmin savaşı başlamıştır.
Emek (1 Cilt)Emile Zola · İlya Yayınları · 2011418 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 44. kitabı
Babaya Mektup, Franz Kafka'nın çocukluğu, babası, kardeşleri, annesi ve hayatı hakkında itiraflarıdır, en çok babası hakkında. Stewan Zweig'in Bilinmeyen bir kadının Mektubu'na benzemektedir o yönüyle. Tabi durum ondan çok daha farklıdır. Çocukken otoriter olan babasının gücü karşısında çaresizliğini anlatır, güce boyun eğdiğini, ezildiğini, güçsüzlüğünü. Bunu anlatırken çoğu kişinin babasını anlatır aslında, kendi eserlerini yaratmaya çalışan ressamlar, heykeltraşlar, mühendisler gibi... Babası gözünde en ideal kişidir onun gibi olmaya çalışır her ne kadar bunu istemese. Burada Adler ve Freud'un kurumları akla gelir, kendisi de Freud 'dan etkilendiğini söylemiştir. Birey olma yolundaki en büyük ve ilk engel otoriter bir babanın olmasıdır. Kendi başına karar alamaz Kafka, kendi seçimlerini yapamaz onun her işine karışan ne yapacağını söyleyen bir babası vardır. Toplumumuzda da  bunun örneklerine çok rastlıyoruz ve babanın bu otoriter tavrı bütün hayatımızı şekillendiriyor. Kendi başımıza hareket edemiyoruz, en küçük bir şeyde bile bir kişinin onayına almadan bir şey yapamıyoruz. Yönlendirmelere açık ve dıştan deneyimli bireyler haline geliyoruz.
Babaya MektupFranz Kafka · İndigo Kitap · 201754bin okunma