Necib Mahfuz, Nobel edebiyat ödülünü almış Mısırlı bir yazar. Okuduğum ilk kitabı. Kitap önce İngilizceye ordan da Türkçe ye çevrilmiş yani ana dili olan Arapça dan çevrilmemiş. Kitap hırsız olan bir adamın ( hırsız dediğim Robin hood gibi ama ondan farklı yanı çaldıklarını fakirlere dağıtmaması) hapisten çıktıktan sonra onu ele veren arkadaşını ve ona komplo kuran eşinden intikamımı almak için yaptıklarını konu alıyor. Bunları anlatırken devrimden sonraki Mısır ı anlatıyor. Devrimden sonra değişenleri. İnsanın ilkelerinden neler için vazgeçtiğini... İntikam, hırs, para, ihanet, sevgi, eskimiş dostluklar...
İnsanın, yaşamını sorgulamasını sağlayan bir kitap diyebilirim. Bastiani kalesi görevi sınırı korumak olan eski bir kale. Eskiden bu kalede görev alan askerler ve subaylar, kendilerini değerli ve farklı hissederler çünkü her an savaş olabilir her an saldırı gelebilir. Ama zaman içerisinde kale değerini kaybeder ve artık o taraftan saldırı gelmez. Kale unutulmaya yüz tutmuştur. Ancak buraya gelen asker ve subaylar birgün saldırı gelecek birgün bu kale önemli olacak duygusuyla yıllarını orada geçirirler. Böyle düşünerek yıllarını o kalede geçirirler ve saldırı ya da herhangi bir tehdit gerçekleşmez , geride yıllarını o kalede heba etmiş subaylar kalır. Baktığımız zaman çoğumuz aslında o kalenin içindeyiz hep yarın bir şeyler değişecek diye bekleriz ve bir gün geriye dönüp baktığımız zaman bir şeyleri değiştirecek gücümüz ve zamanımız kalmamıştır. Yaşamın her anının değerli olduğunu ve vakit varken dolu dolu yaşamak gerektiği bilinciyle hareket etmeliyiz.