Ozan Ekinci

Ozan Ekinci
@Hevi_jan
Psikolojik Danışman Biraz kitap, biraz şiir, biraz gökyüzü, biraz çay böyle böyle tüketiyoruz ömrümüzü...
61 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·212 syf.··
2020 53. kitabı
Zülfü Livaneli'nin 1974 yılında yazmaya başlayıp 2001 yılına kadar eklemeler ve düzeltmeler yaptığı romanı. Roman kurgusal olarak şuana kadar yazılmış diğer romanlardan çok farklı. Bir yandan yazarın ana karakteri kendi bakış açısıyla anlatması, bir yandan ana karakterin kendini anlatması. Bu iki anlatım romana ayrı bir tat veriyor hatta bir süreden sonra ana karakterin kendini anlattığı bölümler daha etkileyici ve merak uyandırıcı oluyor. Roman 12 Mart olaylarından sonra İsviçre'nin Stocholm şehrine siyasi mülteci olarak sığınan Sami 'nin hikayesini anlatıyor. Daha sonra Japonya, Portekiz, Amerika ve diğer ülkelerden kaçan mültecilerin yaşamlarını yakın pencereden gözler önüne seriyor. Roman geçmiş ve şimdi arasında gidip geliyor. Sami' nin İstanbul 'daki üniversite yılları ve şuan yaşadığı Stocholm da gelişen olaylar zinciri. Dil olarak çok akıcı olmasının yanında kurgu olarak çok da iyi olduğu söylenemez ancak bir süreden sonra kurgudan ziyade romanın vermek istediği mesaj ve yaptığı psikolojik tahliller kurguyu size unutturuyor.
Bir Kedi, Bir Adam, Bir ÖlümZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 202129bin okunma
Reklam
Puan vermedi·79 syf.··
2020 50. kitabı
İstanbul'un tarihini anlatacaksa tarihçiler kuş satıcılarından bahsetmeseler eksik kalır İstanbul tarihi diyor Yaşar Kemal. Kuşlar Da Gitti kitabı aslında kuşlarla beraber uçup giden ahlaki değerlerimizden de bahsediyor üstad. Florya düzlüğüne binlerce kuş türü gelir ve kaderin bir yerlere gelmesine izin vermediği yufka yürekli çocuklar, hayatın bir köşesine itilmiş çocuklar gelir o Kuşları yakalayıp İstanbul da cami önlerinde, kilise önlerinde ve kalabalık alanlarda satmaya başlar kuşları. Ve bağırır çocuklar "azat buzat cennet kapısında beni gözet" diye. Eski bir gelenektir insanlar kuşları alır ve gökyüzüne uçurur. Ancak çocukların unuttuğu bir şey vardır insanlar değişmiştir, gelenekler unutulmuş, insanlar yüreklerinin yerini artık bir taş almıştır, artık kimse kuş almaz olmuştur. Değişen İstanbul'u da serpiştiriyor satır aralarına, betonların, yüksek binaların gittikçe şehri kuşattığını da. Eskiler güzeldi diyor, yeniler ise çirkin. Ve ekliyor "belki bir yerlerde, bir köşelerde kuş alıp salıverecek kadar yüreği yufka birkaç insan kalmıştır, kim bilir, belki."
Kuşlar da GittiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202217,9bin okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2020 49. kitabı
Hasan Ali Toptaş'ın diğer romanlarına paralellik göstermesine rağmen okuması oldukça yorucu bir kitap. Özellikle her şeyi betimlemeye kalkması insanı verdiği ana konudan uzaklaştırıyor ve mesaj geri planda kalıyor. Kitap bir şehrin gece kondu mahallesinde oturan Güldiyar'ın hikayesi olsa bile aslında ülkemizde çoğu kadının hikayesini anlatıyor.
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2020 48. kitabı
Necib Mahfuz, Nobel edebiyat ödülünü almış Mısırlı bir yazar. Okuduğum ilk kitabı. Kitap önce İngilizceye ordan da Türkçe ye çevrilmiş yani ana dili olan Arapça dan çevrilmemiş. Kitap hırsız olan bir adamın ( hırsız dediğim Robin hood gibi ama ondan farklı yanı çaldıklarını fakirlere dağıtmaması) hapisten çıktıktan sonra onu ele veren arkadaşını ve ona komplo kuran eşinden intikamımı almak için yaptıklarını konu alıyor. Bunları anlatırken  devrimden sonraki Mısır ı anlatıyor. Devrimden sonra değişenleri. İnsanın ilkelerinden neler için vazgeçtiğini... İntikam, hırs, para, ihanet, sevgi, eskimiş dostluklar...
Hırsız ve KöpeklerNecib Mahfuz · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020818 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2020 47. kitabı
İnsanın, yaşamını sorgulamasını sağlayan bir kitap diyebilirim. Bastiani kalesi görevi sınırı korumak olan eski bir kale. Eskiden bu kalede görev alan askerler ve subaylar, kendilerini değerli ve farklı hissederler çünkü her an savaş olabilir her an saldırı gelebilir. Ama zaman içerisinde kale değerini kaybeder ve artık o taraftan saldırı gelmez. Kale unutulmaya yüz tutmuştur. Ancak buraya gelen asker ve subaylar birgün saldırı gelecek birgün bu kale önemli olacak duygusuyla yıllarını orada geçirirler. Böyle düşünerek yıllarını o kalede geçirirler ve saldırı ya da herhangi bir tehdit gerçekleşmez , geride yıllarını o kalede heba etmiş subaylar kalır. Baktığımız zaman çoğumuz aslında o kalenin içindeyiz hep yarın bir şeyler değişecek diye bekleriz ve bir gün geriye dönüp baktığımız zaman bir şeyleri değiştirecek gücümüz ve zamanımız kalmamıştır. Yaşamın her anının değerli olduğunu ve vakit varken dolu dolu yaşamak gerektiği bilinciyle hareket etmeliyiz.
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
Reklam