Ozan Ekinci

Ozan Ekinci
@Hevi_jan
Psikolojik Danışman Biraz kitap, biraz şiir, biraz gökyüzü, biraz çay böyle böyle tüketiyoruz ömrümüzü...
Puan vermedi·238 syf.··
2020 40. kitabı
Bazı kitapları okuduktan sonra o kitap hakkında söyleyecek pek bir şey bulamıyor insan. Bu o kitabı anlamadığından değil o kitabın verdiği hissi anlatamamaktan kaynaklanıyor. Sanırım bu kitap onlardan bir tanesi. İhsan Oktay Anar hem kurgu ve hem kullandığı dil ile tamamen kendine has bir roman yazmıştır. Bu kitabı bu kadar farklı ve güzel kılan nedir peki? Uyuyan bir adamın düşüdür bu kitap. Her bölümde farklı kahramanların hikayeleri karşımıza çıkar. Ve her kahraman bizi kendi hikayesine alıp götürür. Konstastines'in sokaklarında dolaştırır bizi orda yaşanan olayları hissederiz, yaşarız kahramanlarla birlikte. Kitabın sonuna doğru bütün kahramanların hikayesi birleşiyor. Kitap bittikten sonra Arap İhsan, uzun ihsan efendi, ebrehe, alibaz, efresiyap, Bünyamin, kubbelik, rendekar, hınzır yedi, vardette gibi kahramanlar artık sizin bir parçanız oluyor.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Ozan Ekinci

, bir kitap okudu
Puan vermedi·238 syf.··
2020 40. kitabı
İhsan Oktay Anar
8.5/10 · 67,8bin okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2020 39. kitabı
Bu kitabı yazmak için ya o dönemin İstanbul'unda yaşamak gerekiyor, ya yıllar süren bir tarih araştırması yapmak ya da olağanüstü bir hayalgücüne sahip olmak gerekiyor. İhsan Oktay Anar muhtemelen ciddi anlamda araştırmalar yapmıştır ama hayalgücünün sınırsız olduğu da aşikardır. Her sayfasında farklı karekterlerin ortaya çıktığı ve her bir karakterin bir roman olduğu bir kitap. Müziğin, aşkın, ölümsüzlüğün, dinin birleştiği bir kitap. Kapatıldığı bir odada duyduğu sesin peşine düşen Eflatun İstanbul sokaklarını, Galatayı, Haliç gezer ve o dönemi yaşatır size. Hakkında çok şey yazılabilecek ama hiçbir yazamayacak tarzında bir roman. İhsan Oktay Anar'ın kitabı bitirdiği şu sözler sanırım anlatmaya yetiyor "belki de susmak gerçeği anlatmanın tek yoluydu"...
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Puan vermedi·496 syf.··
2020 38. kitabı
Stefan Zweig'ın otobiyografisi gibi görünse de o dönemin Avrupa'sını, toplumun sosyal yapısını, birinci ve ikinci dünya savaşlarının görünmeyen yüzlerini ve daha bir çok olayı gözler önüne serer. O dönemde yaşayan yazarlar, şairler, müzisyenler ve daha bir çok ünlü kişi ile mektuplaşmaları, görüşmeleri ayrı bir tat verir. Zweig, yaşamı boyunca savaşları anlamsız bulmuş ve yaşamının sonuna savaş karşıtı olarak devam etmiştir ama bazı dönemler pasif kalmıştır. Birinci dünya savaşı öncesi Avrupa dünya savaşlarının neye mal olacağını bilmiyordu hatta savaşın olacağı sıralar halk sokaklarda savaşı bir çoşkuyla karşıladı, gençler savaşı bayrama gider gibi sevinçle gitti ama savaş sonrası Avrupa da ekonomi çöktü, savaştan dönen binlerce insan evsiz, işsiz kaldı. O sıralar kimse savaşın öteki yüzünü bilmek istemiyordu taki savaş bitene kadar. Savaştan yenik çıkan Almanya çok zor dönemler geçirdi ve böyle kötü ve zor dönemler içinde bir lider doğurur. Belki de halk bir kurtuluş yada yeni bir hayat umuduyla lideri kendisi yaratır. Daha önce de tarih sahnesine çıkan Hitler'i umursamayan bir halk Hitler'in peşinden koşmaya başlar. Ve Almanya Avrupa ve dünya için bir tehdit olmaya başlar. Hitler Zweig'ın kitaplarını yakar ve yasaklar. Zweig Almanya'yı terk eder Fransa, İngiltere gibi ülkelerde belli dönemler yaşamaya başlar. Anlatacak çok şey var kitapta o yüzden herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
Dünün DünyasıStefan Zweig · Can Yayınları · 20152,683 okunma