Onları orada bıraktım zira ben kederden kaçmak gerektiği kanısındayım.
10 yaşından 14 yaşına çabucak geçen Momo’cuğumuz ve kötü namlarına rağmen güzel yürekleriyle tanıdığımız apartman komşuları. Ötekileştirilenlerin içinde büyüyen Momo, çocuk gözünden ötekileri anlatıyor. Farkında olmadan anne yerine koyduğu Madame Rosa’sının yorucu hayatını işliyor yüreğimize. Kendisininde de sık sık söylediği gibi ‘bu yaşlı adamın sözüne inanın’ on yaşından on dört yaşına geçmek hiç bu kadar hızlı ve anlaşılamaz olmamıştı.
Onca Yoksulluk Varken
Ne acayip değil mi 300 sayfalık bir kitabı her okuduğunda yeniden aydınlanmak, uyanmak? Seyir öyle bir kitap oldu benim için… Her okuduğumda çok şükür ki yeniden uyanıyorum. Her nasip vaktine esir gerçekten, merkezime nasıl döneceğimi her unuttuğumda yolum bir şekilde Seyir’le kesişiyor. Yeniden merkezime dönebilmek, bu uyanışı yaşamak hep daha iyi hissettiriyor bana kendimi. Neyi neden yaptığımı daha iyi anlıyorum. Kitabın yazarı Piraye’ye teşekkürler sunarken aslında farkında olmadan kaç hayata sihirli değnek değdirdiğine şahit olduğumu da eklemek isterim. Hem seyreden hem seyir edenim.
Seyir