Gerçek diye bir şey yoktu, kalmamıştı. Gerçekdışına, gerçeküstüne, gerçeğin ötesine berisine inanılıyordu artık. Büyük yalanların tutarlı bir biçimde ortaya konmuş içgerçeğine inanmak tercih ediliyordu.
Bir şeyler oluyordu dünyada, değişiyordu, ben yetişemiyordum.