En son toplumsal gelişmeler ve dikkatin yapısal dönüşümü, insan toplumunu sürekli olarak vahşi doğaya yaklaştırıyor. Bu sırada, örneğin mobbing, bir salgın boyutuna ulaştı. Başarılı bir şekilde birlikte yaşamayı da içine alan iyi bir yaşam kaygısı, gitgide yerini canlı kalma kaygısına terk ediyor.
Depresif bireyin ‘hiçbir şey mümkün değildir’ şikayeti, ancak hiçbir şey imkansız değildir inancında olan bir toplumda mümkündür. Artık hiçbir ‘können’i yapamamak, yıkıcı bir şekilde kendini suçlama ve öz yıkıma yol açar. Performans öznesi kendini, kendisiyle savaşır halde bulur. Depresif kişi bu içselleştirilmiş savaşta yaralanmış kişidir. Depresyon, pozitifte aşırılıktan dolayı ızdırap çeken bir toplumun hastalığıdır. Kendi kendisiyle savaşan insanlığı yansıtır.