Rastlantı mıdır bilmiyorum ama benim sonbaharım hep buruk, acı-tatlı ve çoğunlukla da hüzünlü geçiyor. Ekim ayında hüzünle boğuştuğum, hatta spesifik olarak ölüm üzerine bolca düşündüğüm bir akşam kütüphanemden bana bakan yüzünü gördüm onun. Elime aldım ve gülümsedim. Böylece hayatının son yıllarını, neler düşündüğünü anlattığı mektuplarını okumaya başladım.
Van Gogh öyle ya da böyle çoğu insanın hayatında yer etmiş bir ressam. Hatta bu popülarite kimi zaman onu tanımak isteyenleri ve eserlerini seven bazı sanat severleri usandırıyor. Ama elbette bu durum onun sanat dünyasındaki yerini ve yarattığı etkiyi asla değiştiremez. Hatta tanıdıkça, hayatını öğrendikçe asla geri dönemediğiniz ve hüzünle sarmalandığınız bir hayat yolculuğuna şahit tutuyor sizi.
Okudukça o kadar çok hayret ettim ki çabalarına, uğraşlarına, hayatını bir hedefe kitlemesine ve bunun için deliler gibi çalışmasına. Bir insanın hiç mi duracağı bir anı olmaz diye düşündüm ama resme, hayatının belli bir noktasından sonra başladığı için ve kendini ifade edebileceği böyle bir alanı keşfettiği için kendini şiddetle adayabildiğini fark ettim. Yalnızlığını örtüyordu, sevilmek istese de kaçabileceği bir yeri vardı ve kendisine inanıyordu. Böylece hayatını resme, boyalarına, tuval bezlerine ve sanata adadı. İşin aslı bu büyük adanışın sonucunu kendisi de görebiliyordu, ama yine de bunu kabul ederek daha çok çalışmaya devam etti.
Hayat çoğu zaman zıtlıklardan, çelişkilerden, acılardan doğan güzelliklere boğar bizi. Kötü tat veren olgulardan nasıl böylesine yürek titretici şeyler çıkabilir diye şaşırırız ama hayat bizi hep şaşırtmaya devam eder.
Van Gogh sıradan biri değildi. Biz insanlar da sıradan olanı tutmaz ve önemsemeyiz zaten. Önemsenmek, bilinmek, değerli görülmek ve takdir edilmek için bir bakıma
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,1bin okunma
Kendimi her zaman bir yerlere, bir hedefe doğru yol alan bir yolcu gibi hissediyorum. Öyle bir yerin, bir hedefin var olmadığını kendi kendime söylediğimde ise gayet akla yakın, doğru geliyor bana.