Durdunun gözleri ışıklı bir sevgiyle doldu "İnsanoğlu," dedi kendi kendine, "neleri yok ki... İşte bir avuç çocuk, dün eşkıya oldu, bugün elli yıllık bir eşkıyadan daha tecrübeli, daha usta... "
Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Genç söylerse başka türlü olut, yaşlı söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka, öğle, ikindin, akşamlayın başkadır.
Bu nakışlı çorap bir türkü gibidir. Bir türkü sıcaklığında örülmüştür. Sarısı, kırmızısı, yeşili, mavisi, turuncusu, türlü rengi karışıp uyuşmuş bir sıcaklık, bir yumuşaklık meydana getirmiştir. Aşk gibi şefkat gibi bir şey olmuştur.
Bu çorap aşktır. Öyle bir gelenekten gelir. ️
Bir Doğulu olarak ben bile bu kadar muazzam anlatamazdım bazen hatta sık sık Piraye çok abartıyor derken içten içe aceba taraf mı tutuyorum diye düşünmeden de edemedim. Bi insan bi insanı bu kadar güzel sevmemeli... Ne çok ağladım, kendimi gördüm kendi gerçeklerimi hor gördüklerimi ve görüldüğüm yerleri çok şey sığdırdım okuduğum satırlara bi daha elime almaya cesaret eder miyim bu kitabı bu acıları bilmiyorum ama güzel sevdin Haşim... Herkese her şeye rağmen çok güzel sevdin. ️