Çalıkuşu,Feride, Gülbeşeker, İpekböceği, fındık kurdu...
Şüphesiz ki yazarın en güzel kitabı ve benim en sevdiğim kitaplardan.. bazı kitaplar vardır bambaşkadır ya hani defalarca okusanız da sıkılmazsınız,her okuduğunuzda size ilaç gibi gelir, öyle bir kitap...
Bu kitabı ilk okuduğum zaman en kötü zamanlarımdan biriydi ve bu zamanda bana destek olan kitaplardan biri.. öyle güzeldi ki elimden bırakamamıştım ve şimdi üçüncü kez yine aynı duygularla...
Bu kitap; boyun eğmemenin,kendi ayakları üzerinde durabilmenin, yaşamayı öğrenmenin, güzelliğin, masumiyetin, çocuk ruhunun kitabı.. ve yazıldığı dönemi,ve kadın olmanın zorluğunu o kadar güzel ele alıyor ki.. ve her yerde,her dönemde olduğu gibi kadın olmanın zorluğu... Sahi kadın olmak neden bu kadar zor ve neden kadınlara rahat yok???
Feride onu aldatmayı göze almış nişanlısını terk eder ve zorluk çekmeden refah içinde yaşamak varken o, herkese rağmen kendi ayakları üzerinde durmayı, kimseye yük olmadan alın teriyle çalışmayı tercih eder.. Anadolu'da öğretmen olur ama toplum yüzünden,art niyetli insanlar yüzünden gittiği hiç bir yerde tutunamaz,ve hep yer değiştirmek gitmek zorunda kalır (kadın olmanın zorluğu burada başlar)
Bu zamanlar içinde, insanların bin bir türlü iğrençliğine, fesatlığına, dedikodularına şahit olur.. ama o yılmadı ve azimle mesleğine devam etti,ta ki umudu, mutluluk kaynağı Munise'nin hazin sonuna kadar (kitabın en hüzünlü yeri olabilir) onun en zor dönemi oluyor aylarca kendine gelemez... Kitap hakkında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki (kitabın hepsini yazsam yeridir)
Mücadelenin,azmin, güzelliğin,naifliğin masumiyetin, çocuk ruhunun, temiz kalbin adıdır ÇALIKUŞU...
Feride, Doktor ve Munise sizleri çok sevdim, hoşçakalın...))
Kitap mutlu sonla bitiyor:))
Kesinlikle tavsiye