Pis Hikaye

Yaşar Kemal
Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 35 dk.
Sayfa Sayısı:
56
Basım Tarihi:
Ocak 2011
İlk Yayın Tarihi:
1946
Yayınevi:
Adam Yayınları
ISBN:
9799754187297
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2021 15:40
Cahil bırakılmış Anadolu halkı yıllarca neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemedi. Öğrenmek istedi, öğrenemedi. Yanlış şeyler yaptı sanki doğruymuş gibi. Arkadan konuştu, hak yedi, iftira etti. Ortaya da böyle “pis” hikayeler çıktı. Kimse kabullenmez bu suçlamayı hepimiz Anadolu’yuz. Kimse kendine toz kondurmaz. Dönüp bakmak gerekiyor yaptıklarımıza. Ama gerçek şu ki: okumadık, öğrenmedik, araştırmadık... İşte bu öyküde de bu cahil kalışın ortaya çıkardığı sorunlar eli alınmış.
Pis HikayeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 2011258 okunma
Puan vermedi·56 syf.·
2019 28. kitabı
Yaşar Kemal, yine toplumsal analizleriyle coğrafyanın; fukaralığını, cahilliğini ve zorbalığını anlatmış... Zaten bu coğrafyayı en iyi anlatan kişi bence o. Güzel bir hikaye.
Pis HikayeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 2011258 okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2024 30. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 19:49
78 yıl önce yazılmış bir hikaye ancak bu 78 yılda ülkede kadına verilen değer ve hoşgörü ile ilgili hiç bir ilerleme olmamış. Güçlü hala güçsüz gördüğünü ezmeye, kullanmaya devam ediyor. Nice kadınlar, bu öyküdeki kadın gibi yok olup gidiyor hala. Nice kadın olacak kız çocukları yok olup gidiyor hala.
Pis HikayeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 2011258 okunma
Asıl mesele köyün namusu değil; kendi menfaatleriymiş :)))
7/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2023 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2023 11:10
Üstad Yaşar Kemal'in ilk hikayesi ve oldukça başarılı çünkü yazar Yaşar Kemal :)) Hikayede; insanların cahilliklerini, yobazlıklarını, menfaatlerini, kısacık kitapta güzel işlemiş üstad...
Pis HikayeYaşar Kemal · Adam Yayınları · 2011258 okunma
8/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2018 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Ağustos 2018 14:04
Yaşar Kemal’in bu kitabı sanırım 1938-1955 yılları arasında geçiyor. Açıkçası Yaşar Kemal’in üslubu çok sert olmuş bence. Ama o zamanın köy hayatını, gençlerin ahlaksızlığını, kadınların değersizliğini bu kadar kısa sayfada bu kadar iyi kaleme almış. Kitap biraz yavaş ilerliyor. Ama kitapta köy dili kullanılmış. Yani halkın konuştuğu dili kullanması anlama açısından daha iyi olmuş. Ben çok beğendim. Tavsiye ederim.
Pis HikayeYaşar Kemal · Notos Kitap · 2010258 okunma
Puan vermedi·55 syf.··
Beğendi
·
2018 3. kitabı
Yaşar Kemal 'in ilk hikâyesiymiş . Buna rağmen çok başarılı çünkü Yaşar Kemal :) Her hikaye içinde mutlaka ders alacağımız ibretlik şeyler barındırır. Bu hikaye de öyle.
Pis HikayeYaşar Kemal · Notos Kitap · 2010258 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.