Herkesin “sarsılırsın, etkisinden çıkamazsın” dediği bir kitaptı… ama benim için deneyim biraz daha farklıydı. Kitap, toplumda çoğu zaman üstü örtülen, konuşulmayan çok ağır gerçekleri yüzümüze çarpıyor. Özellikle bazı anlatılan olaylar var ki, okurken gerçekten “bu nasıl mümkün olabilir?” dedim. Bazı cümleler ve yaşananlar resmen kanımı dondurdu. İnsan doğasının karanlık tarafıyla bu kadar açık bir şekilde yüzleşmek kolay değil. Ama ilginç olan şu: Bu kadar sert ve sarsıcı içerik olmasına rağmen, ben kitabın genelinde beklediğim o yoğun duygusal çöküşü yaşamadım. Daha çok dışarıdan bakan biri gibi okudum. Belki de artık bu tür gerçeklere bir şekilde alıştığımız için, ya da kendimizi korumak için araya bir mesafe koyduğumuz için… Yine de kitap kesinlikle görmezden gelinmemesi gereken bir gerçeği anlatıyor. Rahatsız ediyor, düşündürüyor ve bazı yerlerde insanın içini ürpertiyor. Etkilenme düzeyi kişiden kişiye değişir ama şu bir gerçek ki: Bu kitap “iyi hissettiren” bir kitap değil, yüzleşme kitabı. Bence bu kitabı okumamak yanlış olur. Evet, bazı kısımları gerçekten insanın ruhuna işliyor ve okurken kahroluyorsun; ama aynı zamanda farkındalığını da artırıyor. Allah korusun, çevrende bunu yaşamış ya da yaşıyor olan bir çocuğun davranışlarını ve tepkilerini daha iyi anlamaya başlıyorsun. Neye ihtiyaçları olduğunu fark edebiliyor, insanlara nasıl yaklaşman gerektiğini öğreniyorsun.
Bu kitabı okurken kendimi sadece okumakla sınırlamadım; dava süreçlerini araştırdım, ceza maddelerini okudum. Böyle bir olayla karşılaştığımda bir çocuğa nasıl destek olabilirim, nasıl el uzatabilirim diye düşündüm. Hatta en ağır cezayı alabilmesi için ne tür kanıtların gerektiğini bile merak edip araştırdım. Bu yönüyle kitap beni birçok konuda aydınlattı, bakış açımı genişletti.
Kısacası,