"Ölenle ölünmez" diyor atalarsözü. Elhak doğru.
Zaten ölmek bizim elimizde olan bir şey değil ki!
Velâkin her ölen bizden de birçok şeyi çekip alarak, kopararak, kalbimizin derin bölgelerini kanatarak gidiyor öte dünyaya.
Ol sebepten her ölenle birlikte biz de bir parçamız itibariyle ölüp gidiyoruz. Cüzlerimizin irtibat noktaları giderek dağılıyor, kayboluyor. Hayat usârelerimiz tükeniyor, damarlarımız kuruyor.
Hele gidenler ana-baba, hoca, dost ve yârân olursa...
Yetim-i devran, yetim-i akran, yetim-i yârân olmak demiş eskiler...
Tam bir tükeniş...
Nihayet geride bir şey kalmıyor ölecek. Teslim-i ruh etmek belki de cânın artık ölecek şeyi kalmayan bir bedeni terketmesidir: Vuslat.