Oktay Rıfat'ın ilk roman denemesi olan Bir Kadının Penceresi'nden kitabını bir okuma kulübü ile okuduk. Bu kitabı normal bir zamanda alıp okurmuydum, hiç sanmam. Her neyse kitap bir kadının sınırlı yaşamından onun penceresinden bahsediyor. Kitabın anlık tasvirleri, tasvirlerdeki kullanılan şiirsel anlatım cidden çok hoş. Ama kendimce tasvirlerin biraz daha açıklayıcı olmasını beklerdim. Örneğin; Filiz'in çayı haşlamasını tasvir edeceğine, bardakların yerine kadar tasvir edeceğine arka plandaki sosyal hayatı daha da açıklamasını beklerdim. Kitapta Selim karakterinin solcu bir kimliği olduğu söyleniyordu ama karakter çok silik kaldığı için ve o dönemdeki olaylara hiç değinmediği için havada kalıyordu.
Birde kitapta ansızın anlatıları kesip betimlemeler yapması okurken yoran etkenlerden birisiydi. Tam okumaya başladığımda akıyor gidiyor dediğim anda betimleme girmesi beni duraksatıyordu. Bu konu hakkında bir hocamın yorumu bu konuyu daha net anlamamı sağladı. Kitapta bir postmodern eğilim var onun için bir eksik bırakma ve düşündürmr eğilimi var diye açıklaması beni aydınlattı diyebilirim. Kendi adıma karakter tahlillerini biraz daha arttırsa dediğim yer çok oldu. Örneğin Selim karakterini biraz daha ayrıntılı inceleyebilmek isterdim.