Sizi birbirinize bağlayan bağlar kopuverdi. Sizi birbirinize yaklaştıran mıknatıs, bütün gücünü yitirdi.Ev bir başkasına, Danny'nin zevk nedir bilmeyen akrabalarından birine kalacak. İyisi mi, bu kutsal arkadaşlığın simgesi, bu kavga, dövüş ve eğlence yuvası, bu rahat odalar Danny gibi, ölmeli, umutsuz bir atılımla, bir zafer anıtı olarak yukarıya yükselmelidir.
Peki öyleyse, sabah kahvaltısında ne yediniz?
—Fasulye ekmek.
Doktor müdüre dönüp, gördün mü gibilerden başını salladı. —Öğleyin ne yiyeceksin?
—Öğlenleri eve gitmem ki.
—Öğle yemeği yemez misin?
—Tabii yerim. Ekmeğimin içine biraz fasulye koydum, okula getirdim.
Doktor biraz afallamıştı ama, belli etmedi: —Akşam eve gidince ne yiyeceksin? diye sordu.
-Fasulye ekmek.
Psikolojiyi, pedagojiyi, her şeyi unutmuştu Doktor: Yani fasulye ekmekten başka bir şey yemez misiniz? diye söylerdi.
Alfredo bir şey anlamamıştı: —Allah Allah! diye cevap verdi. —Daha ne istersin, be!