Sen ol küçük bir kıvrımdan, bir heceden
aşk için bir vaha değil aşka otağ yaratan.
Sen ol zihnimde yüzen dağınık şarkıları
bir harfin başlattığı yangın ile söndür.
Beni bir ses sahibi kıl, kefarete hazırım.
Öyle mahzun
ki hüzün ciltlerinde adına rastlanmasın
İsmet Özel
Ellerimi toprağa daldırıp kasabayı sallayacak, silkeleyecek, ölü toprağının altından kaldıracaktım. Evet, ellerimi toprağın karnına soktum, kollarım kayaların altına girdi. Ellerimi çıkardım ki, parmaklarım yok. El ayalarımın parmak yerlerinden sızım sızım kan sızıyor. Bidaha, bidaha. Dağların altına sokacağım ellerimi. Biliyorum, bu kez ellerim bileklerimden kopacak. Böyle böyle, parça parça döküleceğim burda. Boyle böyle biteceğim